Sağlıklı Ve Dengeli Beslenme: Sağlıklı Beslenme Önerileri

Sağlıklı Ve Dengeli Beslenme: Sağlıklı Beslenme Önerileri

Sağlıklı beslenme önerileri
Sağlıklı beslenme önerileri

Sağlıklı bir yaşam için ilk olarak beslenme düzenine dikkat edilmesi gerekir. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme planına uyulması hastalıklara karşı koruma sağlarken aynı zamanda kilo kontrolü için de faydalıdır. Gün içerisinde yakılan kalori miktarı ile alınan kalori miktarının dengeli olması gerekir.

Sağlıklı bir beslenme nasıl olmalıdır: Dengeli beslenme:

1 – Sağlıklı dengeli beslenme: Nişastalı karbonhidratlar

– Nişastalı karbonhidratların beslenme düzeninde olması gerekir. Beyaz undan yapılan ekmek ya da makarna gibi besinler yerine kepekli ekmek, kepekli makarna ya da kahverengi pirinç gibi besinlerin tüketilmesi önerilir.

– Bu besinler aynı zamanda lif içerir. Lif içeriği yüksek gıdaların tüketilmesi ise sindirimi geliştirir. Tüketilen diğer gıdaların daha iyi emilmesini sağlar.

2 – Sağlıklı besinler: Meyve ve sebze tüketimi

– Beslenme düzeninde bol bol meyve ve sebze bulunması gerekir. Sebzeler içerdikleri antioksidanlar ile vücuttaki toksinlerin hızla dışarı atılmasını sağlar. Haşlama ya da az yağ ile yapılan sebze yemekleri haftada 5 porsiyon tüketilebilir.

3 – Dengeli ve sağlıklı beslenme: Yağlı balıklar

– Yağlı balıklar omega 3 yağ asitleri açısından oldukça zengindir. Bu içeriği ile genel sağlık için son derece faydalıdır. Her hafta 3 porsiyon yağlı balıklar tüketilebilir.

– Vitamin ve mineral içeren balıklar kalp hastalıklarının önlenmesine yardımcı olur.

– Özellikle somon, uskumru, alabalık, ringa, taze ton balığı, sardalye gibi balıkların tüketilmesi önerilir.

4 – Dengeli beslenme programı: Trans yağlar

– Trans yağ içeren hazır gıdalardan uzak durulmalıdır. Bu tür gıdalar kilo alınmasına ve organların yağ bağlamasına neden olabilir. Doymuş yağ içeren gıdalar kalp hastalıklarına yakalanma riskini artırır. Kan şekeri ve kolesterol düzeyleri için de olumsuz etkilere sahiptir.

– Doymuş yağ içeren sert peynirler, kek, bisküvi, sosis, krema, tereyağı ve kekler yerine bitkisel yağ içeren gıdalar tüketilmelidir.

5 – Şeker tüketimi

– Şeker kilo alınmasına neden olurken aynı zamanda genel sağlık için de zararlıdır. Şeker tüketiminin mutlaka kısıtlanması gerekir.

– Kahve ve çay gibi içeceklere şeker yerine en fazla bir çay kaşığı bal eklenebilir. Vücudun şeker ihtiyacını karşılamak için en sağlıklı besin kaynağının meyveler olduğu unutulmamalıdır.

6 – Tuz tüketimi

– Şeker tüketimi gibi tuz tüketimi de sınırlandırılmalıdır. Tuz tüketiminin çok fazla olması yüksek kan basıncı olan kişilerde kalp hastalığı gelişme olasılığını artırır. Yemeklere ve salatalara olabildiğince az tuz eklenmesi önerilir.

7 – Aktif yaşam tarzı

– Sağlıklı bir yaşam için aktif bir yaşam tarzı belirlenmelidir. Hareketsizlik kilo alınmasının yanı sıra tip 2 diyabet, bazı kanser türleri, kalp hastalıkları ve felç gibi sağlık sorunlarının riskini artırır.

– Düzenli egzersiz yapılmalıdır. Her gün 30 dakikalık yürüyüşlerin yanı sıra haftada 4 ya da 5 gün düzenli olarak kardiyo egzersizi yapılabilir.

8 – Su tüketimi

– Her gün mutlaka 3 litreye yakın su içilmelidir. Su tüketiminin genel sağlık açısından da etkisi büyüktür. Su tüketimi hücrelere giden oksijen miktarını artırırken aynı zamanda vücutta yağ birikmesini de engeller.

9 – Kahvaltı

– Sağlıklı bir beslenme düzeninde kahvaltı en önemli öğündür. Kesinlikle atlanmamalıdır. Her sabah doyurucu ve besleyici gıdalardan oluşan  bir kahvaltı yapılması önerilir. Vitamin ve mineraller açısından zengin bir kahvaltı yapılması enerji düzeylerinin artmasına yardımcı olur. Kepekli ya da tam tahıllı besinlerin tercih edilmesi önerilir.

Sağlıklı ve dengeli bir beslenme planında sebze ve meyvelerin sık tüketilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Sıvı ve su tüketimi de oldukça önemlidir. Sağlıklı bir yaşam için hem beslenme düzenine dikkat edilmeli, hem de aktif ve hareketli bir yaşam tarzı oluşturulmalıdır. Egzeriz ve spor aktiviteleri alışkanlık haline getirilmelidir.

Diyabet Hastalarında Beslenme: Diyabet Diyeti

Diyabet Hastalarında Beslenme: Diyabet Diyeti

Diyabet diyeti
Diyabet diyeti

Diyabet diğer adıyla şeker hastalığında beslenme hayati önem taşır. Yanlış besinlerin tüketilmesi kan şekerinde dengesizliklere neden olabilir. Ayrıca diyabet belirtileri artabilir. Diyabetik kişiler kilo vermek istediklerinde bu süreç diğer kişilere göre daha zorlayıcıdır. Diyetisyen tavsiyesi ile diyet planı oluşturulması gerekir. 1200 kalorilik diyabet diyeti ile istenilen kiloya ulaşılması mümkündür. Diyabet için 1200 kalori diyetinin uygulanması kalori alımının kontrol altına alınmasını sağlar. Ayrıca kan şekeri düzeylerinin dengelenmesine yardımcı olan lif ve besin öğelerinin alınması tedavi sürecini olumlu etkiler.

Diyabet hastaları için diyet listesi: Diyabet için diyet:

Kahvaltıdan 1 saat önce

– 1 bardak suyun içerisine 1 kaşık çemen tohumu eklenir. Bir gece bekletilir ve sabah süzülerek tüketilir.

– 1 bardak şekersiz çay

– 1 adet ev yapımı yağsız bisküvi

Kahvaltı

– 1 ya da 2 ilim kepekli ekmek ile 1 kase yağsız lor

Ya da

– 1 adet yumurta beyazı ile 1 dilim kepekli kızartılmış ekmek, 1 adet domates

Ara öğün

– 1 adey meyve (Elma, guava ya da portakal)

Öğle yemeği

– 1 kase yeşillik salatası, zeytinyağı ve limon sosu ile birlikte

– 1 porsiyon haşlama sebze yemeği

– 1 dilim kepekli ekmek

Ara öğün

– 1 bardak yağsız süt ya da yeşil çay veya bitkisel çay

– 1 avuç badem

Akşam yemeği

– Akşam yemeğinden 1 saat önce yeşillik salatası

– Izgara balık ile 1 dilim kepekli ekmek, yanında yeşillik salatası

Gece atıştırmalık

– 1 bardak yağsız şekersiz süt

Diyette toplam kalori: 1286

1400 kalorilik diyet yerine daha doyurucu olan ve kilo vermek yerine fit kalmayı amaçlayan diyetler de uygulanabilir.

1800 kalorilik diyabet diyeti

Kahvaltı

– Şekersiz yeşil çay ile 1 adet yumurta, kibrit kutusu kadar yağsız peynir, 1 dilim kepek ekmeği ile 1 adet meyve

Ara öğün

– 1 bardak süt ile 1 adet muz

Öğle yemeği

– 2 adet ızgara köfte ya da yağsız et, 1 porsiyon sebze yemeği, 1 kase yeşillik salatası

Ara öğün

– 1 dilim yağsız peynir ile 2 dilim kepekli ekmek

Akşam yemeği

– 1 kase kremasız ve yağsız öorba

– Et sote

– 1 kase yeşillik salatası

– 2 dilim kepekli ekmek

– 1 kase yağsız yoğurt

Ara öğün

– 1 adet meyve ile 1 bardak yağsız süt

2000 kalorilik diyabet diyeti

Kahvaltı

– 1 fincan şekersiz ve yağsız süt

– 2 dilim kepek ekmeği ile yağsız peynirli tost

– Söğüş domates ve salatalık

Ara öğün

– 1 adet meyve ile 1 kase yoğurt

Öğlen yemeği

– 3 adet ızgara köfte ya da yağsız et

– 1 tabak herhangi bir sebze yemeği

– 1 kase yeşillik salatası

– 1 kase pirinç pilavı

Ara öğün:

– 1 dilim kepekli ekmek ile 1 yemek kaşığı fıstık ezmesi

Akşam yemeği

– Yağsız et sote

– 1 tabak sebze yemeği

– 1 kase yağsız ve kremasız çorba

– 2 dilim kepekli ekmek

– Salata

Ara öğün:

– 1 fincan süt ile 2 dilim kepek ekmeği ve 1 dilim peynir

Beslenme düzeninde mutlaka olması gereken besin öğeleri:

– Karbonhidratlar; tam tahıllı gıdalar, kuru baklagiller, sebzeler

– Protein içeren besinler; yağsız et ürünleri, yumurta ile süt ve süt ürünleri

– Vücudun yağ ihtiyacı et, yumurta, peynir, süt, yoğurt gibi besinlerden karşılanmalı

– Vitamin ve mineral içeren besinler

Bu diyet diyabet hastaları için ideal bir diyettir. 1200 kalori diyeti sağlıklı bir şekilde kilo verilmesine yardımcı olur. Kan şekeri düzeylerini olumsuz etkilemez. Aksine kandaki şeker dengesini korur. 1400 ve 2000 kalorilik diyetler ise sağlıklı beslenme için önerilir. Beslenme düzeninde de bazı değişiklikler yapılmalıdır. Gün içerisinde aç kalınması hem şeker dengesinin bozulmasına neden olur hem de kilo verme sürecini yavaşlatır. Bu nedenle öğün aralarında mutlaka sağlıklı atıştırmalıklar tüketilmelidir. Diyabet hastaları mutlaka belirli bir beslenme planına uymalıdır. Kişiye ve hastalığa uygun bir beslenme planı için doktora ve bir diyetisyene de başvurulabilir.

Troid Hastalarına Diyet Listesi: Tiroid Diyeti

Troid Hastalarına Diyet Listesi: Tiroid Diyeti

Tiroid diyeti
Tiroid diyeti

Tiroid boynun ortasında yer alan küçük kelebek şeklinde bir organdır. Bu organ en büyük endokrin bezlerinden biridir ve vücudun metabolizma hızını düzenlemeye yardımcı olan tiroksin (T4), triiyodotironin (T3) ve kalsitonin gibi birçok hormonun salgılanmasına yardımcı olur.

Tiroid kilo vermeyi engeller mi?

Tiroid hastalığı hormonlardaki dengesizlikler sonucu oluşur. Kilo alınmasına ya da kilo vermenin zorlaşmasına neden olabilir. Tiroid problemleri sırasında tiroid bezinin çalışmaması ya da hızlı çalışması metabolizma hızını da etkiler. Bu da kilo alınmasına neden olabilir.

Tiroid hastaları ne yemeli: Tiroid hastaları için diyet listesi:

– Hipotiroidizm hastalarının kilo vermesi oldukça zordur. Bu nedenle özel bir diyet uygulanması gerekir. Metabolizmayı hızlandıran besinlerin özellikle beslenme düzeninde olması gerekir.

– Tiroid hormon seviyelerinin dengede tutulması gerekir. Bu nedenle doktora gidilerek düzenli olarak ilaç kullanılması gerekebilir. Ayrıca her 3 ya da 6 ayda bir doktora gidilerek gerekli testler yaptırılarak tiroid hormonları kontrol edilmelidir.

– Aktif bir yaşam tarzı benimsenmelidir. Metabolizma hızının artması ve sağlıklı bir şekilde kilo vermek için düzenli egzersiz şarttır. Özellikle yürüyüş, yoga, tai chi, yüzme, bisiklet ya da koşu egzersizleri yapılabilir.

– Su ve lif alımı mutlaka artırılmalıdır. Hipotiroidi kronik kabızlık, vücudun su tutması ve ödem gibi sorunlara neden olabilir. Bu durumunda su ve lif tüketimi ödemin azaltılmasına yardımcı olacaktır. Her gün 3 litreye yakın su içilmeli ve lif açısından zengin besinler tüketilmelidir.

– Selenyum alımının artırılması önerilir. Kepekli ekmekler ile ton balığı, soğan ve domates mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir.

– Tuz tüketimi sınırlandırılmalıdır. İyot alımı tiroid fonksiyonlarını geliştirmeye yardımcı olacaktır.

– Metabolizma hızının artırılması gerekir. Bu nedenle aç kalınmamalıdır. Çünkü açlık metabolizma hızını düşüren temel etkenlerden biridir. Gün içerisinde sık sık ve az yemek yenmelidir. Günde 5 ila 6 küçük öğün yemek yenmelidir. Az porsiyonlarda sık öğünler tüketilmesi kan şekeri seviyelerinin de dengelenmesini sağlar.

– Düzenli olarak yeşil çay tüketilebilir. Yeşil çay tüketimi metabolizmayı hızlandırırken aynı zamanda enerji seviyelerinin yükselmesini sağlar. Stres azaltıcı özellikleri de vardır. Günde 3 bardak kadar tüketilebilir.

– Her sabah bir bardak ılık suyun içerisine yarım limon suyu sıkılarak tüketilebilir. Limonlu su kilo vermeye yardımcı olurken aynı zamanda gün boyunca metabolizma hızını artırır.

– Özellikle havuç, tam tahıllı besinler, avokado, kayısı, balık, kuşkonmaz, zeytinyağı ve ayçiçeği çekirdeği tüketilmesi önerilir.

– Brokoli, fasulye, lahana, yer fıstığı, tatlı patates, hardal, lahana, keten tohumu ve soya ürünleri daha az tüketilmelidir. Bu besinler vücuttaki iyot ile etkileşebilir. Bu besinlerin tüketimi tamamen kesilmemelidir. Ancak daha az tüketilmelidir.

Tiroid hastaları ne yememeli?

– Tiroid hastaları sarımsak, su teresi ve yumurta sarısının çok fazla tüketilmemesi önerilir. Ayrıca troit hormonu dengesini bozan turp, karnabahar, lahana, hardal otu, kırmızı turp gibi besinlerin de tüketilmesi önerilmez.

Aşırı kilo tiroid ya da diğer hormonal sorunlardan kaynaklanıyorsa kilo vermenin yolu doğru besinlerin tüketilmesi ve düzenli egzersizdir. Her gün 30 dakika yürüyüş mutlaka yapılmalıdır. Yürüyüşün yanı sıra bisiklet egzersizleri, ip atlama egzersizleri ve aerobik egzersizleri yapılabilir. Stres kilo vermeyi önleyen temel etkenlerden biridir. Bu nedenle stresin de kontrol altına alınması gerekir. Her gün düzenli olarak yoga ya da meditasyon teknikleri uygulanabilir. Ayrıca hobilere de zaman ayrılabilir. Tiroid hastalarının tükettikleri gıdalara mutlaka dikkat etmeleri gerekir. Aksi halde hastalık belirtileri artabilir. Hormonların dengelenmesi ve belirtilerin azaltılması için tedavi sürecine ek olarak beslenme konusunda bir diyetisyene ya da doktora danışılabilir.

Alkali Diyetle 1 Ayda 7 Kilo: Alkali Diyet

Alkali Diyetle 1 Ayda 7 Kilo: Alkali Diyet

 Alkali diyet
Alkali diyet

Alkali diyet birçok diyetisyen tarafından önerilen sağlıklı diyetlerden biridir. Tüm dünyada en sık uygulanan diyetlerden biri olan alkali diyet, alkali besinlere odaklanan bir beslenme planı. Özellikle meyve ve sebze sularının tüketimiyle yağ yakımını kolaylaştıran bu diyet bağışıklık sistemini de güçlendiriyor. Cilt ve saç sağlığı için de sayısız faydası olan alkali beslenme planı kolayca uygulanabilir.

Asit içeren besinler:

– Süt ve süt ürünleri

– Beyaz un ile şeker

– Tavuk ve hindi eti

– Yumurta

– Ketçap, hardal ve mayonez

– Tatlı gazlı içecekler

– Kahve ve çay

– Alkol

– Tüm şarküteri ürünleri

– Cips ve gereksiz tüketilen abur cubur besinler

Bu gıdaların asidik gıdalar olarak bilinir. Çok sık tüketildiklerinde stres, kıskançlık, sinirlilik gibi durumlara neden olan bu besinler kilo alınmasına da neden olmaktadır.

Alkali besinler listesi: Alkali yiyecekler:

– Salatalık, buğday çimi, zerdeçal, ıspanak, zencefil, kırmızı turp, brokoli, pazı, soya filizi, kuşkonmaz, soya ürünleri, karpuz, ısırgan out, karbonat, nane, hurma, zeytinyağı, işlenmemiş tuz.

Alkali diyetin prensipleri

– Asidik besinler alkali gıdaların tüketilmesi ile nötralize olur. Vücut içinde bulunan tüm sıvılar alkalidir. Ayrıca vücutta alkali düzeyi ne kadar artarsa kilo vermek de o kadar kolaylaşır.

Alkali diyet listesi

Kahvaltı

– 1 kase yağsız yoğurt, 5 kaşık yulaf ezmesi, 3 adet ceviz içi, 1 çay kaşığı toz tarçın serpilmiş 4 adet kuru erik

Ya da

– 3 yumurtalı ve sebzeli yağsız omlet ile 1 dilim kızarmış çavdar ekmeği

– Kahvaltı sonrası alkali su ile hazırlanan rezene çayı

Ara öğün

– 1 adet armut ile 1 bardak şekersiz nane çayı

Öğle yemeği

– 1 kase brokoli çorbası, 1 dilim kızarmış kepek ya da çavdar ekmeği, 1 kase haşlanmış kahverengi pirinç, az zeytinyağlı havuç salatası

Ara öğün

– 1 tane alme ya da kivi ile bir avuç badem, 1 fincan yeşil çay ya da beyaz çay

Akşam yemeği

– Izgara balık ile buharda pişirilmiş brüksel ve brokoli, kereviz ve roka salatası

Beslenme düzenindeki hatalar nedeni ile vücutta asit birikimi oluşması normal bir durumdur. Ancak bu durum kontrolsüz bir şekilde kilo alınmasına neden olur. Bu nedenle hemen hemen tüm diyetlerde hazır ve işlenmiş gıdalar, sucu ve sosis gibi işlenmiş etler, şekerli besinler, unlu gıdalar, pasta, kurabiye ve patates cipsi gibi gıdalardan uzak durulması önerilir.

Alkali diyeti ile zayıflayanlar

– Alkali diyeti dünyaca ünlü isimlerin bile uyguladıkları diyetler arasındadır. Victoria Beckham’ın alkali diyetler formunu koruduğu bilinmektedir. Alkali diyet içerisinde özellikle alkali su tüketilmesi daha etkili sonuç alınmasını sağlar.

Alkali diyetin zararları:

– Alkali diyet herhangi bir yan etki göstermez. Ancak herhangi kronik bir hastalık ya da düzenli olarak kullanılan bir ilaç varda mutlaka doktora danışılarak uygulanması önerilir. Bu şekilde daha sağlıklı sonuçlar alınacaktır.

Alkali diyet hastalıklara iyi gelir mi?

– Alkali beslenme tarzı kanser gibi ciddi hastalıklara karşı koruma sağlar. Sindirim sistemini de geliştirdiği için mide ve bağırsak sorunlarını engeller. Aynı zamanda kişinin gün boyu enerji seviyelerinin yüksek olmasına yardımcı olan besinleri içerir.

Bebek ve çocuklarda alkali beslenme

– Alkali beslenme düzeni çocukluktan itibaren alıştırılmalıdır. Çocuğun fiziksek ve zihinsel büyüme evresinde genetik faktörler kadar beslenme düzeni de önemlidir. Gelişim çağında asidik ve sağlığa zararlı besinlerin çok sık tüketilmesi hem zihinsel hem de fiziksel gelişimi olumsuz etkiler.

Alkali beslenme tarzı sağlıklı bir beslenme programıdır. Vücutta asit birikimini engeller. Sağlıklı ve başarılı bir şekilde kilo verilmesine yardımcı olur.

Kilo Vermek İçin Neler Yapılır: Kilo Verme Yolları

Kilo Vermek İçin Neler Yapılır: Kilo Verme Yolları

Kilo verme yolları
Kilo verme yolları

Zayıflamak ve ideal kiloya düşmek için beslenme düzeninde bazı değişiklikler yapılmalıdır. Metabolizmayı ve kalori yakımını hızlandıran gıdaların tüketimine önem verilmelidir. Ayrıca iştahı bastıran gıdaların da beslenme düzenine eklenmesi önerilir. Kilo vermek için uyulması önerilen tavsiyeler şunlardır:

Kilo Vermenin Yolları: Kilo Vermek İçin Diyet

1. Kilo verdiren besinler: Lif içeren gıdalar

– Kilo vermek için lifli besinlerin mutlaka beslenme düzenine olması gerekir. Her gün 20 gram lif tüketilmesi önemlidir. Günlük lif tüketimi için kepekli tahıllar, meyve ve sebzeler tüketilebilir.

– Lifli gıdaların tüketimi sindirim sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar. Ancak aynı zamanda iştahın da bastırılmasında etkilidir.

2. Zayıflamanın yolu: Kalsiyum ve D vitamini

– Zayıflamak için kalsiyum ve D vitamini gibi besin öğeleri mutlaka tüketilmelidir. Her gün her öğünde özellikle D vitamini mutlaka tüketilmelidir.

– Kalsiyum ve D vitamini alımı kilo vermeye yardımcı olmasının yanı sıra kilo verilmesini de kolaylaştırır. Süt ve süt ürünlerinin düzenli olarak tüketilmesi gerekir. Ancak yağsız ya da yarım yağlı ürünler tercih edilmelidir.

– D vitamini tüketimi vücutta yağ birikmesini önlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda kalp hastalığı ya da hafıza kaybı ile kronik ağrıların engellenmesine katkı sağlar. D vitamini aynı zamanda vücudun yaşlanmasını yavaşlatmak için de gereklidir.

3. Kilo verdiren yiyecekler: İyi yağlar

– Beslenme düzeninde sağlıklı yağlar mutlaka bulunmalıdır. Sağlıklı yağlar genellikle avokado, fındık ve balık gibi besinlerde bulunur. Bu besinler genel sağlık için de faydalı olan omega 3 yağ asitleri içerir.

– Öğün aralarında tüm gün boyunca bir avuç fındık, badem ya da ceviz tüketilebilir.

4. Zayıflamanın püf noktaları: Protein

– Protein tüketimi kas hacminin artmasına yardımcı olur. Aynı zamanda vücuttaki yağ miktarını da azaltır. Balık, domuz eti, tavuk göğüs eti, yağsız sığır eti, sığır filetosu ve hindi eti gibi besinler her hafta 3 kez tüketilebilir. Bu besinler yüksek miktarda protein içerir. Kilo verme sürecinde kızartma yapmak yerine haşlama ya da ızgara olarak tüketilmesi önerilir.

5. Hızlı kilo vermenin yolları: Su tüketimi

– Kilo vermek için mutlaka su tüketimine dikkat edilmesi gerekir. Her gün düzenli olarak 3 litre kadar su içilmelidir. Su tüketimi yağ yakımının hızlandırılmasını sağlar. Aynı zamanda kişiye enerji verir.

– Gazlı içecekler, kahve, şekerli süt, spor içeceği ya da aromalı içecekler gibi şekerli içecekler tüketilmemelidir. Bu içecekler kilo alınmasına neden olabilir. Suyun yanı sıra şekersiz bitkisel çaylar da tüketilebilir.

6. Zayıflamanın pratik yolları: Yeşil çay

– Yeşil çay her gün 3 bardak kadar tüketilebilir. Yeşil çay kilo verilmesine yardımcı olur. Özellikle karın bölgesindeki yağların yakılmasını sağlar. Yüksek miktarda kateşin içerir. Yeşil çay kafein de içerir. Kafein tüketmemek için kafeinsiz yeşil çay da tercih edilebilir. Ancak kafeinsiz yeşil çay günde 1 ya da en fazla 2 bardak tüketilmelidir.

– Yeşil çay yüksek miktarda antioksidan da içerir. Bu antioksidanlar kilo verilmesini kolaylaştırır ve detoks etkisi yaratır. Vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasını sağlar.

7. Abur cuburlar

– Özellikle gece geç saatlerde abur cubur besinler tüketilmemelidir. Kola, cips ve şekerli hazır besinler kilo alınmasının temel nedenlerinden biridir. Atıştırmalık olarak kalorisi az besinler tercih edilmelidir. Az miktarda vanilyalı dondurma ya da meyveler tüketilebilir.

Kilo vermek için tüm bu beslenme önerilerine uyulması gerekir. Bu şekilde sağlıklı bir şekilde kilo verilebilir. Ancak beslenme düzenine dikkat edildiği kadar yaşam tarzına da dikkat edilmelidir. Düzenli olarak egzersiz yapılmalı ve hareketli bir yaşam tarzı oluşturulmalıdır.

Divertikül Hastaları Nasıl Beslenmeli: Divertikülit Diyeti

Divertikül Hastaları Nasıl Beslenmeli: Divertikülit Diyeti

Divertikülit diyeti
Divertikülit diyeti

Divertikülit bir çeşit bağırsak sorunudur. Bağırsak içerisinde keseler oluşur. Bu keseler ciddi sağlık sorunlarına neden olmasa da iltihap ve ağrı oluşmasına neden olabilir. Divertikül hastalarının mutlaka beslenme düzenine dikkat etmeleri gerekir. Aksi halde ağrılar artar ve gündelik hayat olumsuz etkilenir.

Divertikül için diyet: Bağırsak divertikülü beslenme:

  1. Bağırsak hastalıklarında diyet: Lif içeren gıdalar:

– Bağırsak ve sindirim sağlığının korunması için mutlaka lifli gıdaların tüketilmesi gerekir. Lif açısından zengin besinlerin tüketilmesi besinlerin daha iyi emilmesini sağlar. Ayrıca besinlerin bağırsaklardan geçişini de kolaylaştırır.

– Beyaz un içeren gıdalar yerine kepekli ekmek, kepekli makarna gibi tahıllı besinlerin tüketilmesi önerilir. Kahverengi pirinç de beslenme düzenine eklenebilir.

– Lif açısından zengin olan sebze ve meyveler de beslenme düzenine eklenebilir. Havuç, enginar ve koyu yeşil yapraklı sebzeler düzenli olarak tüketilebilir. Elma ve çilek gibi meyveler de önerilir.

– Ayrıca bol su içilmesi de divertikülit ile başa çıkmak etkilidir. Her gün düzenli olarak 2 buçuk litreye yakın su içilmelidir. Su tüketimi bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar.

  1. Divertiküle ne iyi gelir: Bazı besinlerden kaçınmak:

– Bağırsak sorunlarında bazı besinlerden uzak durulması önerilir. Tüketilen gıdalar divertikül belirtilerini artırabilir.

– Kepekli tahıllar, bakliyatlar ve fındık bazlı gıdalar hastalığın başlamasını önlemeye yardımcı olsa da, bu gıdalar hastalığın akut aşamasında olan hastalar için uygun değildir. Ayrıca baharatlı gıdaların da tüketilmemesi önerilir.

– Kızartılmış ve yağlı gıdalar tüketilmemelidir. Ayrıca katı gıdaların çok sık tüketilmesi kabızlığa neden olabilir. Bu de dışkının bağırsaklardaki keselere takılmasına ve dolayısı ile ağrıların artmasına neden olur.

  1. Diğer diyet önerileri:

– Divertikülit sorunu olan kişilerde, kişiyi etkileyen gıdalar kişiden kişiye göre değişebilir. Bu nedenle hangi besinlerin kişiyi rahatsız ettiği iyi analiz edilmelidir.

– Lif açısından zengin gıdaların alımı belirtilerini hafifletse de aşırı lif tüketimi de hasta için olumsuz sonuçlara neden olabilir.

– Divertikülit durumunda sıvı alımının artırılması gerekir. Suyun yanı sıra sebze suları ve meyve suları da düzenli olarak tüketilebilir.

– Konserve ve işlenmiş gıdalar ile hazır besinlerden de uzak durulması önerilir.

– Süt ürünleri tüketilebilir. Yumuşak ve pürüzsüz yoğurt, peynir, süt ve puding oldukça faydalıdır.

– Divertikülit sorunu söz konusu olduğunda et ürünlerinin tüketiminin etkisi kişiden kişiye göre farklılık gösterir. Ayrıca et ürünlerinin baharatsız tüketilmesi gerekir.

Divertikülitin nedenleri:

– Divertikül hastalığının nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Ancak yine de bazı etkenler tarafından tetiklenebilir.

– Bağırsaklardaki keselerde bakterilerin büyümesi inflamasyon ve ağrıya neden olabilir. Bu durumun nedeni bağırsak duvarlarındaki basınç ya da yırtıklar da olabilir.

Divertikülitin belirtileri:

Divertikülit belirtileri çoğu durumda, birkaç gün, birkaç saat kadar devam eder. Başlıca belirtileri şunlardır:

– Ağrı

– Hareket edildiğinde artan kramplar

– Ateş yükselmesi

– İshal ya da kabızlık

– Şişlik

– İştahsızlık

Divertikül her bağırsak hastalığında olduğu gibi bazı etkenler tarafından tetiklenir. Aşırı yağlı ve kızartma besinlerin tüketilmesi bu durumun temel nedenlerinden biridir. Ayrıca yaşlanma, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı, beslenme hataları ve kullanılan bazı ilaçlar da divertikülite neden olabilmektedir. Divertikülit tedavisine ek olarak mutlaka beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme planı oluşturulabilir. Özellikle lif içeren gıdalar mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir. Ayrıca düzenli egzersiz ile sindirim sisteminin daha iyi çalışması sağlanabilir. Divertikülit durumunda katı gıdaların olabildiğince az tüketilmesi önerilir. Sıvı ağırlıklı bir beslenme planı ağrı ve kramp gibi belirtilerin azalmasına yardımcı olacaktır.

Bergamot Çayı Zayıflatırmı: Bergamot İle Kilo Verme

Bergamot Çayı Zayıflatırmı: Bergamot İle Kilo Verme

Bergamot ile kilo verme
Bergamot ile kilo verme

Bergamot çayı aromatik tadıyla yaygın olarak tercih edilen çaylardan biridir. Bu çay ingiliz çayı olarak da bilinir. Tatlı vir kokusu olan bergamot çayı normal çay ile bergamot bitkisi harmanlanarak yapılır. Bergamot çayı pek çok faydaya sahiptir. Genel sağlık açısından faydalı olduğu kadar kilo vermeye de yardımcı olur.

Bergamot zayıflatırmı: Bergamotla zayıflama:

– Yapılan araştırmalara göre bergamot çayı kilo verme sürecini olumlu etkiler. Bu çaya lezzet veren narenciye özü kilo kaybında önemli bir rol oynayabilir. Bu öz metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olur. Aynı zamanda mideyi korur ve kolesterol dengesinin korunmasını sağlamaya yardımcı doğal maddeler de içerir.

– Bergamot çayı tüketimi kas hacminin artmasına yardımcı olur. Yağ yakımını da hızlandırır. Bu şekilde hızlı ve sağlıklı bir şekilde kilo vermeyi teşvik eder.

– Bergamot çayı yağ yakma sürecini uyarır. Ayrıca vücuttan zararlı toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Vücutta detoks etkisi yaratır.

– Her gün düzenli olarak 2 ila 4 bardak bergamot çayı tüketilebilir. Kilo verme sürecinde şeker eklenmeden tüketilmesi önerilir. İçerisine tat katmak için bir çay kaşığı bal eklenebilir. Kalori yakımını artırmak için içerisine birkaç damla limon suyu da eklenebilir.

Bergamotun faydaları nelerdir?

– Bergamot çayı kalp hastalığı riskini azaltır ve kalbi korur.

– Akciğer kanseri, yemek borusu kanseri, pankreas kanseri, kolorektal kanser, mesane kanseri ve ağız kanseri de dahil olmak üzere farklı tiplerdeki kanserleri önler.

– Yapılan araştırmalar kötü kolesterolü de düşürmeye yardımcı olduğunu göstermiştir.

– Damar ve arter tıkanıklığı riskini düşürür.

– Midede bakteri üremesini önler. Aynı zamanda mide asidinin mideye zarar vermesinin de önüne geçer.

– Kahvedeki gibi kafein içermez ancak aynı kahve gibi uyarıcı etkileri vardır. Enerji düzeylerinin yükselmesini sağlar.

– Sindirim sisteminin gelişmesini sağlar. Özellikle mide bulantısı, karın ağrısı ve kabızlık ile hazımsızlık gibi sorunların riskini azaltır.

– Kan şekeri seviyesinin düzenlenmesine yardımcı olur.

– Bergamot çayının tüketilmesi bağışıklık sistemini de geliştirir. Hastalıklara karşı koruma sağlar.

– Beden ve zihin sağlığı için yararlıdır. Antidepresan ve antioksidan özelliklere de sahiptir.

Bergamotlu çay ile zayıflamak için her gün 3 bardak kadar tüketilmesi yeterlidir. Ancak sadece çay tüketilmesi kilo verdirmez. Mutlaka beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Yeşil sebze ve meyvelerden oluşan bir beslenme planı oluşturulmalıdır. Özellikle brokoli, brüksel lahanası, marul ve ıspanak mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir. Omega 3 yağ asitleri açısından zengin gıdaların da beslenme düzeninde olması gerekir. Özellikle yağlı balıklar haftada 3 kez tüketilebilir. Yağsız et ürünleri ile yağsız süt ve süt ürünleri de tüketilebilir. Yağlı ve kızartma olarak hazırlanan gıdalar yerine, besinlerin haşlama ya da ızgara olarak hazırlanması önerilir. Kilo verme sürecinde gazlı ve asitli içecekler yerine bitkisel çaylar ile sebze suları da tüketilebilir. Özellikle sebze suları içerdiği antioksidanlar ile vücutta yağ yakımını önleyen toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Her gün düzenli olarak egzersiz de yapılmalıdır. 30 dakikalık yürüyüş ya da hafif tempolu koşu yapılabilir. Ayrıca haftanın 3 ya da 4 günü kardiyo ya da ağırlık egzersizleri de yapılabilir. Stres düzeylerinin yüksek olması kilo vermeyi engelleyebilir. Bu nedenle stresin de kontrol altına alıması gerekir. Bu nedenle yoga ve meditasyon gibi teknikler kullanılabilir. Özellikle nefes egzersizleri stresin azaltılmasına yardımcı olacaktır. Tüm bu önerilere uyulması sağlıklı bir şekilde kilo verilmesine yardımcı olur. Bergamot çayının tüketiminin yanı sıra beslenme düzenine dikkat edilmesi ve düzenli egzersiz yapılması gerektiği de unutulmamalıdır.

Adet Dönemi Diyeti: PMS Diyeti

Adet Dönemi Diyeti: PMS Diyeti

PMS diyeti
PMS diyeti

Adet dönemi ağrıları birçok kadının korkulu rüyasıdır. Karın krampları ve sancılar gündelik hayatı olumsuz etkiler. Genellikle bitkisel çözümler ve sıcak su torbası gibi fiziksel çözümler uygulanır. Ancak adet dönemi öncesi ve bu dönem sırasında tüketilen besinler de ağrıların azaltılmasına yardımcı olabilir. Bazı besinler bağışıklığı güçlendirirken aynı zamanda ağrıların da azalmasını sağlayacaktır.

Adet döneminde ne yemeliyiz: Regl dönemi diyeti

1. Regl dönemi yenmesi gerekenler: Yüksek karbonhidrat içeren besinler

– Pms yani adet öncesi sendromu belirtilerini azaltmak için karbonhidrat açısından zengin gıdalar tüketmek gerekir. Patlamış mısır, kinoa, buğday, tatlı patates gibi kompleks karbonhidratlar olumsuz ruh halinden kurtulmaya yardımcı olur. Bu besinler serotonin üretimini artırır ve depresyon belirtilerini de azaltır.

– Yapılan araştırmalar düşük karbonhidrat diyetinin kadınlarda öfke, depresyon ve anksiyete gibi durumların riskini azalttığını göstermektedir.

2. Adet döneminde beslenme: Omega 3 yağ asitleri açısından zengin gıdalar

– Adet dönemi ağrılarının azaltılması için omega 3 yağ asitleri açısından zengin besinler tüketilmelidir. Bu besinler de kompleks karbonhidratlar gibi olumlu etkiler yaratır. Ruh halinin gelişmesine yardımcı olurken aynı zamanda anti depresan etkiler yaratır. Özellikle yağlı balıklar mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir.

3. Adet döneminde diyet: A vitamini açısından zengin besinler

– Hormonal değişiklikler adet dönemi öncesinde sivilce sorununa neden olur. Bu belirti de adet öncesi sendromu belirtileri arasındadır. Akne sorununun önlenmesi için ise A vitamini açısından zengin besinler mutlaka tüketilmelidir. Özellikle ıspanak ve lahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler tüketilebilir.

– A vitamini içeren gıdalar cildin daha canlı ve parlak kalmasına yardımcı olur. Cildi güneş ışınlarına karşı da korur. Ispanak aynı zamanda baş ağrısı, stres ve yorgunluk gibi belirtilerin de azalmasını sağlar.

4. Regl öncesi diyet: B 12 vitamini açısından zengin gıdalar

– Regl dönemi öncesi ve sırasında oluşan belirtilerden biri de uyuşukluk ve halsizliktir. B 12 vitamini içeren besinlerin tüketilmesi bu belirtiyi azaltabilir.

– B 12 açısından zengin olan tavuk, hindi, yağsız sığır eti gibi yağsız etler tüketilebilir. Et ürünleri aynı zamanda genel sağlık için de faydalı olan protein içerir.

5. Adet öncesi diyet: Kalsiyum açısından zengin gıdalar

– Adet öncesi sendromu için kalsiyum tüketimi de önerilir. Kadınlarda kalsiyum dengesizliği kemik sağlığını olumsuz etkiler. Osteoporoz gibi ciddi kemik hastalıklarının gelişme riski daha fazladır. Kalsiyum tüketimi aynı zamanda gerginlik, anksiyete, ruh hali ve sinirlilik durumlarını yatıştırır. Ayrıca kas kramplarını ve sancıları da hafifletir.

– Kalsiyum açısından zengin olan yağsız ya da az yağlı süt, peynir, soya fasulyesi, bal kabağı ve diğer kalsiyum yönünden zengin besinler mutlaka adet öncesi dönemde tüketilmelidir. Her gün bir akse yoğurt tüketimi de önerilir.

Adet dönemi öncesinde tüketilen besinler olası ağrıların ve krampların önlenmesine yardımcı olur. Bu nedenle tüm bu besinlerin beslenme düzenine eklenmesi önerilir. Ayrıca su ve sıvı alımı da mutlaka artırılmalıdır. Her gün 3 litreye yakın su tüketilmesi ağrıları azaltırken vücudun kaybettiği sıvıyı da geri kazandırır. Şiddetli adet ağrılarının azaltılması için ayak tabanlarına ya da bel bölgesine sıcak su torbası uygulanması da son derece etkili bir çözümdür. Her gün düzenli olarak egzersiz yapılması da önerilir. Egzersiz kan akışını düzene sokar ve ağrıların azaltılmasına yardımcı olur. Adet döneminde ise yorucu olmayan egzersizlere devam edilmesi önerilir. Eğer çok yoğun sancılar ve kramplar yaşanıyorsa bu durum bazı kadınsal sağlık sorunlarının belirtisi olabilir. Bu nedenle mutlaka bir doktora da gidilmesi önerilmektedir.

Stres Ve Diyet: Strese İyi Gelen Besinler

Stres Ve Diyet: Strese İyi Gelen Besinler

Strese iyi gelen besinler
Strese iyi gelen besinler

Stres günümüzde yaygın olarak görülen bir sorundur. Ruh halinde olumsuz etkilere neden olan stres kısa vadeli ya da uzun vadeli olabilir. Stres günlük yaşantıyı etkiler ve bellek sorunları, öğrenme bozukluğu, yüksek tansiyon, koroner kalp hastalığı, osteoporoz ve kötü işleyen bir bağışıklık sistemine neden olabilir. Stres ile savaşmak için düzenli egzersiz yapılması ve hobilere bol bol zaman ayırılmalıdır. Yoga, meditasyon ve nefes egzersizleri de yapılabilir. Ayrıca stresli süreçlerde bu durumunun olumsuz belirtilerini hafifletmek için bazı gıdalar mutlaka beslenme düzenine dahil edilmelidir. Bazı gıdalar yatıştırıcı ve sakinleştirici etkisi ile stres seviyesinin düşmesini sağlayabilir.

Stresi yenmenin doğal yolları: Stresi azaltan diyet

1. Stresi engelleyen besinler: Yeşil çay

– Yeşil çay polifenoller, flavonoidler ve kateşinler gibi güçlü antioksidanlar içerir. Bu antioksidanlar zihin ve beden sağlığını korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda pozitif ruh halini uyarır.

– Yeşil çay rahatlama etkisi yaratır ve kişiyi sakinleştirir. Ayrıca içerisindeki yararlı amino asitler ve diğer mineraller ile odaklanmayı ve konsantrasyonu artırır.

– Yapılan bilimsel araştırmalarda günde en az bir bardak yeşil çay tüketildiğinde stres seviyelerinin düştüğü ortaya çıkmıştır.

– Stres altında hissedildiğinde günde 2 ya da 3 bardak kadar yeşil çay tüketilebilir. Tatlandırmak için içerisine biraz bal eklenebilir.

– Yeşil çayın tadı beğenilmiyorsa ya da kişinin alerjisi varsa siyah çay da tüketilebilir.

– Alkol ve kafeinli içecekler yerine alerji söz konusu değilse yeşil çay tüketilmesi tavsiye edilir.

2. Stresi önleyen besinler: Yaban mersini

– Yaban mersini de stresi kontrol altına almaya yardımcı olur. Stres hormonlarını azaltmaya yardımcı olan güçlü ve etkili antioksidanlar içerir.

– Yaban mersini içerisinde bulunan vitamin C ve E ile birlikte magnezyum ve manganez stres azaltmaya yardımcı olan değerli mineraller arasındadır.

– Yaban mersini düzenli olarak tüketildiğinde depresyon, uykusuzluk ve stres tarafından tetiklenen diğer duygu durum bozuklukları ile başa çıkmaya da yardımcı olabilir.

– Yaban mersini meyvesi çerez olarak tüketilebilir. Ya da kahvaltıda ve meyve salatalarına eklenerek de tüketilebilir.

– Yaban mersini ile kızılcık suyu ya da meyvesi tüketilmesi de etkili olacaktır.

3. Stresi azaltan besinler: Portakal

– Portakal, bağışıklığın artmasına yardımcı olan en önemli besinlerden biridir. Ayrıca serbest radikallerin dışarı atılmasına yardımcı olan ve bu maddeler ile mücadeleye yardımcı olan bir antioksidan açısından, vitamin C açısından son derece zengindir.

– Stres, vücuttaki serbest radikallerin vücut üzerindeki yükünü artırma eğilimindedir. Portakal içerisinde bulunan önemli miktardaki vitamin A ve B ile bu etkiyi en aza indirir.

– Her gün düzenli olarak taze portakal tüketilebilir. Taze portakal suyu da son derece etkili olacaktır.

– Portakal tatlılara ve çeşitli fırın ürünlerine de konulabilir. Portakal gibi C vitamini açısından zengin olan diğer narenciye meyveler tüketilebilir.

4. Süt

– Düzenli süt tüketimi stres seviyelerinin azalmasına yardımcı olur. Stres seviyesini azaltan önemli antioksidanlar içerir.

– Aynı zamanda vitamin A ve D, kalsiyum ve protein gibi önemli besin öğeleri içerir.

– Bu besin öğeleri vücuttaki serbest radikallerin atılmasını kolaylaştırır. Stres ile mücadeleye yardımcı olur.

– Her sabah kahvaltıda 1 bardak süt tüketilebilir. Az yağlı peynir ve diğer süt ürünleri de tüketilebilir.

– Yatmadan önce 1 bardak ılık süt içilmesi önerilir.

– Peynir ve sütün yanı sıra az yağlı yoğurt da tüketilebilir.

5. Badem

– Badem ve fındık yüksek miktarda vitamin B ve E, magnezyum, çinko ve selenyum içerir. Bu besinler sağlık için son derece faydalıdır. Gerginlik ve stresin azalmasına da yardımcı olur.

– Çiğ ya da çerez olarak kavrulmuş badem ve fındık tüketilebilir. Ayrıca, badem tatlılar ve fırın ürünleri içerisine de eklenebilir.

– Gün içerisinde bir avuç fındık ya da badem tüketilmesi önerilir.

– Badem ve fındık stres hormonlarını düşürürken aynı zamanda düşük kan basıncını azaltır ve enerji düzeyini artırır. Antep fıstığı da tüketilebilir.

6. Bitter çikolata

– Bitter çikolata da stres ile mücadele için tüketilebilir.

– Yapılan araştırmalarda her gün düzenli olarak biraz bitter çikolata tüketildiğinde vücuttaki stres hormonu seviyesinin azaldığı gözlemlenmiştir.

– Bitter çikolata stresin yanı sıra yorgunluk, depresyon ve sinirlilik ile mücadeleye de yardımcı olur. Bunu içerisindeki magnezyum ile yapar.

– Bitter çikolata stresli anlarda bir parça tüketilebilir.

– Bir bardak ılık sütün içerisine biraz bitter çikolata eklenerek de tüketilebilir.

7. Ispanak

– Koyu yeşil yapraklı sebzeler de stresi kontrol altına almaya yardımcı olur. Bu sebzeler içerisinde özellikle ıspanak A, B ve C vitaminleri açısından son derece zengindir.

– Ispanak vücuttaki stres hormonlarını azaltır ve ruh sağlığını stabilize etmeye yardımcı olan kalsiyum, potasyum, magnezyum ve fosfor gibi mineraller açısından zengindir.

– Bir fincan ıspanak günlük olarak tüketilebilir. Güçlü yatıştırıcı ve rahatlatıcı etkileri vardır.

– Beslenme düzeni içerisine ıspanak mutlaka dahil edilmelidir. Yemek olarak tüketilebileceği gibi salatalara ve omletlere de eklenebilir.

8. Somon

– Somon, omega 3 yağ asitleri açısından zengindir. Güçlü anti enflamatuar özellikler içerir.

– Omega 3 yağ asitleri stres hormonlarını azaltırken aynı zamanda mutluluk hormonunun artmasını sağlar.

– Beyindeki kimyasalların değişmesine yardımcı olur. Serotonin seviyesini artırır ve stres hormonu olan kortizolü düşürür.

– Aynı zamanda, omega 3 yağ asitleri beyin fonksiyonlarının daha verimli çalışmasını sağlar.

– Somon haftada 2 ya da 3 porsiyon tavsiye edilir. Somonun yanı sıra uskumru, ton balığı ve sardalya gibi yağlı balıklar da tüketilebilir.

– Gerekiyorsa, doktora danışarak omega 3 yağ asidi takviyesi alınabilir.

9. Kahverengi pirinç

– Kahverengi pirinç B vitaminleri açısından zengindir. Bu içeriği ile hücre, doku ve organları korumaya yardımcı olur.

– Doğal duygu durum düzenleyici olarak çalışır ve biyokimyasal reaksiyonlarda dahil beyinde işleyişin sağlıklı devam etmesini sağlar. Sağlıklı kırmızı kan hücrelerini artırır, bağışıklığı güçlendirir ve kardiyak işleyişine yardımcı olur.

– Vücudun B vitamini açısından yeterli miktarda beslenmesi stresin azalmasına yardımcı olur. Ruh sağlığını korur.

– Kahverengi pirinç beslenme düzenine mutlaka dahil edilmelidir.

10. Avokado

– Avokado protein ve vitamin C ve E içerir. Ayrıca yüksek lif, potasyum ve sağlıklı yağ açısından da zengindir.

– Bu besinler, sinir ve beyin hücrelerinin sağlıklı kalmasını sağlar ve stres belirtilerini azaltır.

– Her gün bir miktar avokado tüketilebilir. Stres hormonlarını düzenlemesinin yanı sıra tansiyon seviyesini de düşürmeye yardımcı olur.

– Avokado meyve olarak meyve salatalarına da eklenebilir.

Tüm bu besinlerin tüketilmesi stresi kontrol altına almaya yardımcı olur.

Böbrek Taşına Faydalı Yiyecekler: Böbrek Taşı Diyeti

Böbrek Taşına Faydalı Yiyecekler: Böbrek Taşı Diyeti

Böbrek taşı diyeti
Böbrek taşı diyeti

Böbrekler hayati organlardan biridir. Bu nedenle herhangi bir böbrek sorunu ciddi belirti ve etkilere neden olabilir. Böbrek hastalıkları tüm vücudu etkiler. Böbrek sağlığının korunması ve olası hastalıklarının riskinin azaltılması için mutlaka beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Bazı besinler beslenme düzenine eklenmesi böbrek sorunlarına karşı koruma sağlar. Özellikle sodyum, potasyum ve fosfor içeren gıdaların tüketilmesi önerilir.

Böbrek taşına karşı diyet: Böbrek hastalıkları diyeti

1. Böbrek taşı ve beslenme: Kırmızı dolmalık biber

– Yarım su bardağı kırmızı biberde 1 mg sodyum, 88 mg potasyum, 10 mg fosfor vardır.

– Kırmızı biber potasyum içeriği ile böbreklere iyi gelen besinler arasındadır. Bu sebze aynı zamanda C vitamini, A vitamini, B 6 vitamini folik asit ve bol miktarda lif içerir. Likopen adından bir madde daha içerir. Bu madde ise kansere karşı koruma saağlar.

2. Lahana

– Yarım su bardağı lahanada 6 mg sodyum, 60 mg potasyum, 9 mg fosfor vardır.

– Turpgillerden bir sebze olan lahana, vücuttaki serbest radikallerin vücut dışına atılmasını sağlar. Toksinleri dışarı atarak böbreklerin daha sağlıklı kalmasına yardımcı olur.

– İçerdiği fitokimyasal maddeler, aynı zamanda kansere karşı koruma da sağlar. Kalp ve damar hastalıklarının riskini azaltır.

– Lahana K vitamini, C vitamini ve lif oranı yüksek bir besindir. Az miktarda potasyum içerse de böbrek sağlığı için mutlaka diyet listesine eklenmelidir.

– Lahana yemek olarak ya da salatalara eklenerek tüketilebilir.

3. Böbreklere yararlı besinler: Karnabahar

– Yarım su bardağı haşlanmış karnabaharda yaklaşık 9 mg sodyum, 88 mg potasyum, 20 mg fosfor vardır.

– Yine turpgillerden bir sebze olan karnabahar C vitamini ve folat ile lif içerir. Bu içeriği ile karaciğer hücre zarlarını ve DNA’ya korur.

4. Böbrek taşı önleyici diyet: Sarımsak

– 1 diş sarımsakta 1 mg sodyum, 12 mg potasyum, 4 mg fosfor vardır.

– Sarımsak kolesterolü düşürür ve plak oluşumunu engeller. İltihap azaltıcı özellikleri de vardır.

– Sarımsak yemek ve salatalara eklenerek düzenli olarak tüketilebilir.

5. Böbrek taşı ve diyet: Soğan

– Yarım su bardağı soğanda 3 mg sodyum, 116 mg potasyum, 3 mg fosfor vardır.

– Soğan, allium ve sülfür içerir. İçerisinde bulunan quercetin maddesi ise aynı zamanda kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olur. Kansere karşı koruyucu antioksidanlar da içerir. Güçlü bir antioksidan flavonoidler bakımından zengindir. Soğan potasyum ve krom açısından da iyi bir kaynaktır. Yağ metabolizmasının düzenlenmesini sağlar.

– Beyaz, kahverengi, kırmızı soğan yemek ve salatalara mutlaka eklenmelidir.

6. Böbrek taşı olanların diyeti: Elma

– 1 adet elmada 158 mg potasyum, 10 mg fosfor vardır.

– Elma tüketimi kabızlığı önler. Ayrıca kolesterolü düşürür ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar. Kanser riskini azaltan özellikleri de vardır. İçerdiği lif ve anti inflamatuar bileşikler ile böbrek sağlığı için mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir.

7. Kızılcık suyu

– Yarım su bardağı kızılcık suyunda yaklaşık 3 mg sodyum, 22 mg potasyum, 3 mg fosfor vardır.

– Bu keskin ve lezzetli meyve böbreklerdeki ve mesane duvarına yapışanı bakterilerin ölmesine yardımcı olur. Kızılcık suyu kanser ve kalp hastalıklarına karşı da koruma sağlar.

8. Yaban mersini

– Yarım su bardağı taze yaban mersininde 4 mg sodyum, 65 mg potasyum, 7 mg fosfor vardır.

– Yaban mersinine mavi rengi veren anthocyanidinler denilen antioksidan maddeler vücuttaki inflamasyonu azaltmaya yardımcı olan doğal bileşiklerdir. Yaban mersini içerisindeki C vitamini ile bağışıklık sistemini de güçlendirir. Bu besin böbrekleri ve vücuttaki toksinleri dışarı atmaya yardımcı olur.

9. Ahududu

– Yarım su bardağı ahududu 93 mg potasyum, 7 mg fosfor içerir.

– Ahududu, hücre hasarını önlemeye yardımcı olurken aynı zamanda vücuttaki serbest radikalleri nötralize eder. Ellagic asit denilen bir fitobesini içerir. Antosiyanin adlı flavonoidler antioksidanlar içerirler. Manganez, C vitamini, lif ve folik asit açısından mükemmel bir kaynak olan ahududu böbrek sağlığı için de önerilir.

10. Çilek

– Yarım su bardağı çilekte 1 mg sodyum, 120 mg potasyum, 13 mg fosfor vardır.

– Antosiyaninler ve ellagitanninler içeren çilek hücre yapılarını korumaya yardımcı olur. İçerdiği C vitamini ve manganez ile böbrek sağlığını da korur.

– Çilek meyve olarak tüketilebileceği gibi salata ve tatlılara eklenerek de tüketilebilir.

11. Kiraz

– Yarım su bardağı taze tatlı kiraz 160 mg potasyum, 15 mg fosfor içerir.

– Kiraz her gün düzenli olarak tüketildiğinde böbreklerin daha sağlıklı kalmasını sağlar. Aynı zamanda inflamasyonu azaltır. Antioksidan içeriği ile kalp ve damar sağlığını da korur.

12. Kırmızı üzüm

– Yarım su bardağı kırmızı üzümde 1 mg sodyum, 88 mg potasyum, 4 mg fosfor bulunur.

– Kırmızı üzüm böbrekler için faydalı olan flavonoidler içerir. Flavonoidler böbreklerin temizlenmesini sağlar ve olası enfeksiyonu önler.

13. Yumurta akı

– 2 adet yumurta akında 7 gram protein, 110 mg sodyum, 108 mg potasyum, 10 mg fosfor vardır.

– Yumurta akı saf protein ve temel amino asitleri içerir. Böbrek sağlığı için diyet programında mutlaka olmalıdır.

14. Somon balığı

– Somon balığında 50 mg sodyum, 368 mg potasyum, 274 mg fosfor bulunur.

– Somon balığı protein ve omega 3 yağ asitleri içerir. Anti enflamatuar özellikleri de vardır. Böbreklerin daha sağlıklı çalışması için beslenme düzenine mutlaka eklenmelidir.

15. Zeytinyağı

– 1 çorba kaşığı zeytinyağında 1 mg sodyum,  1 mg potasyum vardır.

– Zeytinyağı oleik asit içerir. Bu bileşik bir çeşit anti inflamatuardır. Zeytinyağı içerisindeki bileşikler tekli doymamış yağları oksitlenmeye karşı korur. Zeytinyağı iltihabı ve oksidasyonu önlemek için de etkilidir. Böbrek iltihabını ve ağrılarını azaltmada etkilidir.

– Zeytinyağı salata ve yemeklerde kullanılmalıdır. Özellikle sızma zeytinyağı kullanılabilir.

Böbreklerin daha sağlıklı çalışması ve böbrek sorunlarının önlenmesi için bu besinler mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir. Böbrek sorunlarında beslenme düzeninde mutlaka değişiklik yapılmalıdır. Böbreklerdeki enfeksiyonun ya da iltihabın azaltılması için anti inflamatuar gıdalar mutlaka tüketilmelidir. Su içeriği yüksek olan gıdalar ise böbrek taşı oluşmasını engeller. Bu besinlerin tüketilmesinin yanı sıra böbreklerin sağlıklı kalması için su tüketimine de dikkat edilmelidir. Her gün 3 litre kadar su içilmelidir. Su tüketiminin artırılması böbreklerin çalışmasını destekler ve idrar çıkışını artırır. Böbreklerin temizlenmesini sağlar. Böbrek sorunlarında en etkili olan besinlerden biri de kızılcık suyudur. Kızılcık suyu enfeksiyonlara karşı koruma sağlarken böbrek ağrılarının azaltılmasını sağlar.