Troid Hastalarına Diyet Listesi: Tiroid Diyeti

Troid Hastalarına Diyet Listesi: Tiroid Diyeti

Tiroid diyeti
Tiroid diyeti

Tiroid boynun ortasında yer alan küçük kelebek şeklinde bir organdır. Bu organ en büyük endokrin bezlerinden biridir ve vücudun metabolizma hızını düzenlemeye yardımcı olan tiroksin (T4), triiyodotironin (T3) ve kalsitonin gibi birçok hormonun salgılanmasına yardımcı olur.

Tiroid kilo vermeyi engeller mi?

Tiroid hastalığı hormonlardaki dengesizlikler sonucu oluşur. Kilo alınmasına ya da kilo vermenin zorlaşmasına neden olabilir. Tiroid problemleri sırasında tiroid bezinin çalışmaması ya da hızlı çalışması metabolizma hızını da etkiler. Bu da kilo alınmasına neden olabilir.

Tiroid hastaları ne yemeli: Tiroid hastaları için diyet listesi:

– Hipotiroidizm hastalarının kilo vermesi oldukça zordur. Bu nedenle özel bir diyet uygulanması gerekir. Metabolizmayı hızlandıran besinlerin özellikle beslenme düzeninde olması gerekir.

– Tiroid hormon seviyelerinin dengede tutulması gerekir. Bu nedenle doktora gidilerek düzenli olarak ilaç kullanılması gerekebilir. Ayrıca her 3 ya da 6 ayda bir doktora gidilerek gerekli testler yaptırılarak tiroid hormonları kontrol edilmelidir.

– Aktif bir yaşam tarzı benimsenmelidir. Metabolizma hızının artması ve sağlıklı bir şekilde kilo vermek için düzenli egzersiz şarttır. Özellikle yürüyüş, yoga, tai chi, yüzme, bisiklet ya da koşu egzersizleri yapılabilir.

– Su ve lif alımı mutlaka artırılmalıdır. Hipotiroidi kronik kabızlık, vücudun su tutması ve ödem gibi sorunlara neden olabilir. Bu durumunda su ve lif tüketimi ödemin azaltılmasına yardımcı olacaktır. Her gün 3 litreye yakın su içilmeli ve lif açısından zengin besinler tüketilmelidir.

– Selenyum alımının artırılması önerilir. Kepekli ekmekler ile ton balığı, soğan ve domates mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir.

– Tuz tüketimi sınırlandırılmalıdır. İyot alımı tiroid fonksiyonlarını geliştirmeye yardımcı olacaktır.

– Metabolizma hızının artırılması gerekir. Bu nedenle aç kalınmamalıdır. Çünkü açlık metabolizma hızını düşüren temel etkenlerden biridir. Gün içerisinde sık sık ve az yemek yenmelidir. Günde 5 ila 6 küçük öğün yemek yenmelidir. Az porsiyonlarda sık öğünler tüketilmesi kan şekeri seviyelerinin de dengelenmesini sağlar.

– Düzenli olarak yeşil çay tüketilebilir. Yeşil çay tüketimi metabolizmayı hızlandırırken aynı zamanda enerji seviyelerinin yükselmesini sağlar. Stres azaltıcı özellikleri de vardır. Günde 3 bardak kadar tüketilebilir.

– Her sabah bir bardak ılık suyun içerisine yarım limon suyu sıkılarak tüketilebilir. Limonlu su kilo vermeye yardımcı olurken aynı zamanda gün boyunca metabolizma hızını artırır.

– Özellikle havuç, tam tahıllı besinler, avokado, kayısı, balık, kuşkonmaz, zeytinyağı ve ayçiçeği çekirdeği tüketilmesi önerilir.

– Brokoli, fasulye, lahana, yer fıstığı, tatlı patates, hardal, lahana, keten tohumu ve soya ürünleri daha az tüketilmelidir. Bu besinler vücuttaki iyot ile etkileşebilir. Bu besinlerin tüketimi tamamen kesilmemelidir. Ancak daha az tüketilmelidir.

Tiroid hastaları ne yememeli?

– Tiroid hastaları sarımsak, su teresi ve yumurta sarısının çok fazla tüketilmemesi önerilir. Ayrıca troit hormonu dengesini bozan turp, karnabahar, lahana, hardal otu, kırmızı turp gibi besinlerin de tüketilmesi önerilmez.

Aşırı kilo tiroid ya da diğer hormonal sorunlardan kaynaklanıyorsa kilo vermenin yolu doğru besinlerin tüketilmesi ve düzenli egzersizdir. Her gün 30 dakika yürüyüş mutlaka yapılmalıdır. Yürüyüşün yanı sıra bisiklet egzersizleri, ip atlama egzersizleri ve aerobik egzersizleri yapılabilir. Stres kilo vermeyi önleyen temel etkenlerden biridir. Bu nedenle stresin de kontrol altına alınması gerekir. Her gün düzenli olarak yoga ya da meditasyon teknikleri uygulanabilir. Ayrıca hobilere de zaman ayrılabilir. Tiroid hastalarının tükettikleri gıdalara mutlaka dikkat etmeleri gerekir. Aksi halde hastalık belirtileri artabilir. Hormonların dengelenmesi ve belirtilerin azaltılması için tedavi sürecine ek olarak beslenme konusunda bir diyetisyene ya da doktora danışılabilir.

Diyabet Hastalarında Beslenme: Diyabet Diyeti

Diyabet Hastalarında Beslenme: Diyabet Diyeti

Diyabet diyeti
Diyabet diyeti

Diyabet diğer adıyla şeker hastalığında beslenme hayati önem taşır. Yanlış besinlerin tüketilmesi kan şekerinde dengesizliklere neden olabilir. Ayrıca diyabet belirtileri artabilir. Diyabetik kişiler kilo vermek istediklerinde bu süreç diğer kişilere göre daha zorlayıcıdır. Diyetisyen tavsiyesi ile diyet planı oluşturulması gerekir. 1200 kalorilik diyabet diyeti ile istenilen kiloya ulaşılması mümkündür. Diyabet için 1200 kalori diyetinin uygulanması kalori alımının kontrol altına alınmasını sağlar. Ayrıca kan şekeri düzeylerinin dengelenmesine yardımcı olan lif ve besin öğelerinin alınması tedavi sürecini olumlu etkiler.

Diyabet hastaları için diyet listesi: Diyabet için diyet:

Kahvaltıdan 1 saat önce

– 1 bardak suyun içerisine 1 kaşık çemen tohumu eklenir. Bir gece bekletilir ve sabah süzülerek tüketilir.

– 1 bardak şekersiz çay

– 1 adet ev yapımı yağsız bisküvi

Kahvaltı

– 1 ya da 2 ilim kepekli ekmek ile 1 kase yağsız lor

Ya da

– 1 adet yumurta beyazı ile 1 dilim kepekli kızartılmış ekmek, 1 adet domates

Ara öğün

– 1 adey meyve (Elma, guava ya da portakal)

Öğle yemeği

– 1 kase yeşillik salatası, zeytinyağı ve limon sosu ile birlikte

– 1 porsiyon haşlama sebze yemeği

– 1 dilim kepekli ekmek

Ara öğün

– 1 bardak yağsız süt ya da yeşil çay veya bitkisel çay

– 1 avuç badem

Akşam yemeği

– Akşam yemeğinden 1 saat önce yeşillik salatası

– Izgara balık ile 1 dilim kepekli ekmek, yanında yeşillik salatası

Gece atıştırmalık

– 1 bardak yağsız şekersiz süt

Diyette toplam kalori: 1286

1400 kalorilik diyet yerine daha doyurucu olan ve kilo vermek yerine fit kalmayı amaçlayan diyetler de uygulanabilir.

1800 kalorilik diyabet diyeti

Kahvaltı

– Şekersiz yeşil çay ile 1 adet yumurta, kibrit kutusu kadar yağsız peynir, 1 dilim kepek ekmeği ile 1 adet meyve

Ara öğün

– 1 bardak süt ile 1 adet muz

Öğle yemeği

– 2 adet ızgara köfte ya da yağsız et, 1 porsiyon sebze yemeği, 1 kase yeşillik salatası

Ara öğün

– 1 dilim yağsız peynir ile 2 dilim kepekli ekmek

Akşam yemeği

– 1 kase kremasız ve yağsız öorba

– Et sote

– 1 kase yeşillik salatası

– 2 dilim kepekli ekmek

– 1 kase yağsız yoğurt

Ara öğün

– 1 adet meyve ile 1 bardak yağsız süt

2000 kalorilik diyabet diyeti

Kahvaltı

– 1 fincan şekersiz ve yağsız süt

– 2 dilim kepek ekmeği ile yağsız peynirli tost

– Söğüş domates ve salatalık

Ara öğün

– 1 adet meyve ile 1 kase yoğurt

Öğlen yemeği

– 3 adet ızgara köfte ya da yağsız et

– 1 tabak herhangi bir sebze yemeği

– 1 kase yeşillik salatası

– 1 kase pirinç pilavı

Ara öğün:

– 1 dilim kepekli ekmek ile 1 yemek kaşığı fıstık ezmesi

Akşam yemeği

– Yağsız et sote

– 1 tabak sebze yemeği

– 1 kase yağsız ve kremasız çorba

– 2 dilim kepekli ekmek

– Salata

Ara öğün:

– 1 fincan süt ile 2 dilim kepek ekmeği ve 1 dilim peynir

Beslenme düzeninde mutlaka olması gereken besin öğeleri:

– Karbonhidratlar; tam tahıllı gıdalar, kuru baklagiller, sebzeler

– Protein içeren besinler; yağsız et ürünleri, yumurta ile süt ve süt ürünleri

– Vücudun yağ ihtiyacı et, yumurta, peynir, süt, yoğurt gibi besinlerden karşılanmalı

– Vitamin ve mineral içeren besinler

Bu diyet diyabet hastaları için ideal bir diyettir. 1200 kalori diyeti sağlıklı bir şekilde kilo verilmesine yardımcı olur. Kan şekeri düzeylerini olumsuz etkilemez. Aksine kandaki şeker dengesini korur. 1400 ve 2000 kalorilik diyetler ise sağlıklı beslenme için önerilir. Beslenme düzeninde de bazı değişiklikler yapılmalıdır. Gün içerisinde aç kalınması hem şeker dengesinin bozulmasına neden olur hem de kilo verme sürecini yavaşlatır. Bu nedenle öğün aralarında mutlaka sağlıklı atıştırmalıklar tüketilmelidir. Diyabet hastaları mutlaka belirli bir beslenme planına uymalıdır. Kişiye ve hastalığa uygun bir beslenme planı için doktora ve bir diyetisyene de başvurulabilir.

Divertikül Hastaları Nasıl Beslenmeli: Divertikülit Diyeti

Divertikül Hastaları Nasıl Beslenmeli: Divertikülit Diyeti

Divertikülit diyeti
Divertikülit diyeti

Divertikülit bir çeşit bağırsak sorunudur. Bağırsak içerisinde keseler oluşur. Bu keseler ciddi sağlık sorunlarına neden olmasa da iltihap ve ağrı oluşmasına neden olabilir. Divertikül hastalarının mutlaka beslenme düzenine dikkat etmeleri gerekir. Aksi halde ağrılar artar ve gündelik hayat olumsuz etkilenir.

Divertikül için diyet: Bağırsak divertikülü beslenme:

  1. Bağırsak hastalıklarında diyet: Lif içeren gıdalar:

– Bağırsak ve sindirim sağlığının korunması için mutlaka lifli gıdaların tüketilmesi gerekir. Lif açısından zengin besinlerin tüketilmesi besinlerin daha iyi emilmesini sağlar. Ayrıca besinlerin bağırsaklardan geçişini de kolaylaştırır.

– Beyaz un içeren gıdalar yerine kepekli ekmek, kepekli makarna gibi tahıllı besinlerin tüketilmesi önerilir. Kahverengi pirinç de beslenme düzenine eklenebilir.

– Lif açısından zengin olan sebze ve meyveler de beslenme düzenine eklenebilir. Havuç, enginar ve koyu yeşil yapraklı sebzeler düzenli olarak tüketilebilir. Elma ve çilek gibi meyveler de önerilir.

– Ayrıca bol su içilmesi de divertikülit ile başa çıkmak etkilidir. Her gün düzenli olarak 2 buçuk litreye yakın su içilmelidir. Su tüketimi bağırsakların daha iyi çalışmasını sağlar.

  1. Divertiküle ne iyi gelir: Bazı besinlerden kaçınmak:

– Bağırsak sorunlarında bazı besinlerden uzak durulması önerilir. Tüketilen gıdalar divertikül belirtilerini artırabilir.

– Kepekli tahıllar, bakliyatlar ve fındık bazlı gıdalar hastalığın başlamasını önlemeye yardımcı olsa da, bu gıdalar hastalığın akut aşamasında olan hastalar için uygun değildir. Ayrıca baharatlı gıdaların da tüketilmemesi önerilir.

– Kızartılmış ve yağlı gıdalar tüketilmemelidir. Ayrıca katı gıdaların çok sık tüketilmesi kabızlığa neden olabilir. Bu de dışkının bağırsaklardaki keselere takılmasına ve dolayısı ile ağrıların artmasına neden olur.

  1. Diğer diyet önerileri:

– Divertikülit sorunu olan kişilerde, kişiyi etkileyen gıdalar kişiden kişiye göre değişebilir. Bu nedenle hangi besinlerin kişiyi rahatsız ettiği iyi analiz edilmelidir.

– Lif açısından zengin gıdaların alımı belirtilerini hafifletse de aşırı lif tüketimi de hasta için olumsuz sonuçlara neden olabilir.

– Divertikülit durumunda sıvı alımının artırılması gerekir. Suyun yanı sıra sebze suları ve meyve suları da düzenli olarak tüketilebilir.

– Konserve ve işlenmiş gıdalar ile hazır besinlerden de uzak durulması önerilir.

– Süt ürünleri tüketilebilir. Yumuşak ve pürüzsüz yoğurt, peynir, süt ve puding oldukça faydalıdır.

– Divertikülit sorunu söz konusu olduğunda et ürünlerinin tüketiminin etkisi kişiden kişiye göre farklılık gösterir. Ayrıca et ürünlerinin baharatsız tüketilmesi gerekir.

Divertikülitin nedenleri:

– Divertikül hastalığının nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Ancak yine de bazı etkenler tarafından tetiklenebilir.

– Bağırsaklardaki keselerde bakterilerin büyümesi inflamasyon ve ağrıya neden olabilir. Bu durumun nedeni bağırsak duvarlarındaki basınç ya da yırtıklar da olabilir.

Divertikülitin belirtileri:

Divertikülit belirtileri çoğu durumda, birkaç gün, birkaç saat kadar devam eder. Başlıca belirtileri şunlardır:

– Ağrı

– Hareket edildiğinde artan kramplar

– Ateş yükselmesi

– İshal ya da kabızlık

– Şişlik

– İştahsızlık

Divertikül her bağırsak hastalığında olduğu gibi bazı etkenler tarafından tetiklenir. Aşırı yağlı ve kızartma besinlerin tüketilmesi bu durumun temel nedenlerinden biridir. Ayrıca yaşlanma, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı, beslenme hataları ve kullanılan bazı ilaçlar da divertikülite neden olabilmektedir. Divertikülit tedavisine ek olarak mutlaka beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Sebze ve meyve ağırlıklı bir beslenme planı oluşturulabilir. Özellikle lif içeren gıdalar mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir. Ayrıca düzenli egzersiz ile sindirim sisteminin daha iyi çalışması sağlanabilir. Divertikülit durumunda katı gıdaların olabildiğince az tüketilmesi önerilir. Sıvı ağırlıklı bir beslenme planı ağrı ve kramp gibi belirtilerin azalmasına yardımcı olacaktır.

Mantar İçin Ne Yapmalı: Mantar Enfeksiyonu Diyeti

Mantar İçin Ne Yapmalı: Mantar Enfeksiyonu Diyeti

Mantar enfeksiyonu diyeti
Mantar enfeksiyonu diyeti

Mantar enfeksiyonu bulaşıcı bir bakteriyel enfeksiyondur. Ciltte, tırnaklarda ya da genital alanlarda mantar en sık görülen cilt sorunlarından biridir. Mantar enfeksiyonunun geçmesi için tedavi yöntemlerinin uygulanmasının yanı sıra beslenme düzenine de dikkat edilmelidir. Özellikle vücudun bağışıklık sistemini artıran gıdaların düzenli olarak tüketilmesi gerekir.

Mantar enfeksiyonu beslenme: Mantara iyi gelen besinler:

– Mantar enfeksiyonu yaygın olarak görülen sağlık sorunlarından biridir. Bir kişide mantar görüldükten sonra tekrarlama olasılığı yüksektir. Şeker içeriği yüksek olan işlenmiş gıdalar ve rafine gıdaların tüketimi mantar riskini artırır.

– Patates gibi nişastalı sebzeler, makarnalar, ekmek ve hamur işleri gibi kompleks karbonhidratlar da mantar bakterilerinin üremesine neden olabilir.

– Mantar enfeksiyonu söz konusu olduğunda bağışıklığı güçlendiren besinlerin özellikle tüketilmesi gerekir. Yoğurt en etkili besinlerden biridir. Yoğurt içerisindeki faydalı bakteriler ile vücuttaki zararlı bakterilerin ölmesine yardımcı olur. Her gün birkaç kase yoğurt tüketilebilir.

– Ayrıca taze organik et ve yumurta tüketilebilir. Kinoa, karabuğday ve darı gibi lif açısından zengin besinlerin de bol miktarda tüketilmesi önerilir. Mantar enfeksiyonu söz konusu olduğunda bu tür besinlerin tüketilmesi vücuttaki toksinlerin ve serbest radikallerin dışarı atılmasına yardımcı olacaktır.

– Nane çayı, zencefil çayı ve tarçın çayı gibi bitkisel içecekler de anti fungal özellikleri ile beslenme düzenine eklenmesi önerilen içecekler arasındadır.

Mantara neden olan yiyecekler:

– Mantar söz konusu olduğunda kaçınılması gereken ilk besin grubu şekerli besinlerdir. Şeker içeren gıdaların tüketilmesi riski artırır. Yapay tatlandırıcılar, bal, reçeller, çikolata ve şekerler tüketilmemelidir. Ayrıca ketçap, hardal veya şeker içeren herhangi bir çeşni de tüketilmemelidir. Alkol de mayalı bir besin olduğu için tüketilmemesi gereken besinler arasındadır.

– Patates, pancar gibi nişastalı sebzeler mantar enfeksiyonunun çoğalmasına neden olabilir. Ayrıca sosis ya da sucuk gibi işlenmiş etlerden de uzak durulmalıdır. Katkı maddeleri ve koruyucular içeren gıdalar bağırsaklarda iyi bakterilerin bastırılmasına neden olur. Şekerli içecekler, kaju fıstığı, fındık, fıstık gibi besinler de önerilmez.

Mantar için diyet: Önerilen besinler:

Kahvaltı için;

1 – Muffin

¼ fincan soğuk preslenmiş hindistan cevizi yağı, 2 çorba kaşığı 3 yumurta ile karıştırılır. İçerisine ¼ fincan darı unu, ¼ çay kaşığı karbonat ve 3 yemek kaşığı şekersiz, kurutulmuş hindistan cevizi eklenir. İyice karıştırılır ve 20 dakika boyunca 200 derece fırında pişirilir.

2- Yeşil karışım

– Ispanak, lahana, yumurta, protein tozu, ezilmiş buz ile tarçın bir blenderdan geçirilir. İyice karıştırıldıktan sonra tüketilir.

Öğle ve akşam yemekleri için:

1 – Tavuk ve lahana çorbası

– Bir tavada biraz sarımsak ve zencefil sotelenir. İçerisine ev yapımı tavuk suyu eklenir. Isıtıldıktan sonra içerisine doğranmış lahana, doğranmış tavuk ve soğan ile domatesler eklenir. Kaynatılarak çorba şeklinde servis edilir.

2 – Baharatlı tavuk

– Baharat karışımı için tuz, karabiber, kırmızı biber, sarımsak tozu, kurutulmuş kekik ve maydanoz kullanılır. Tüm bu malzemeler tavuk göğsü eti ile karıştırılır. Üzerine hafif sızma zeytinyağı eklenerek sote şeklinde pişirilir. Salata ile servis yapılır.

3 – Salata

– Lahana, ıspanak, fesleğen gibi besinler ile salata yapılabilir. Üzerine limon suyu, zeytinyağı ve sarımsak ile sos yapılabilir.

Atıştırmalıklar:

– Atıştırmalık olarak haşlanmış ve püre haline getirilmiş nohut tüketilebilir. Bu pürenin içerisine biraz humus ile tahin, limon suyu, kimyon tozu ve sarımsak eklenmesi önerilir. Haşlama olarak kereviz de eklenebilir.

– Avokado öğün aralarında atıştırmalık olarak tüketilebilir.

Tüm bu besinler mantar hastalarına önerilir. Vücudun direncini ve bağışıklığını artırmak için vitamin açısından zengin gıdalar tüketilmelidir. Bu şekilde mantarın tekrar etmesi de önlenebilir.

1 Aylık Kilo Verme Programı: 1 Ayda Kilo Verme

1 Aylık Kilo Verme Programı: 1 Ayda Kilo Verme

1 ayda kilo verme
1 ayda kilo verme

Bir ayda sağlıklı bir şekilde zayıflayarak istenilen kiloya ulaşılması mümkündür. Kilo vermenin ilk adımı beslenme düzeni değişiklikleridir. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme planına uyulmalıdır. Ayrıca hareketli bir yaşam tarzı da gereklidir. Düzenli olarak spor yapılmalıdır. 30 günde kilo vermek için beslenme düzeni değişiklikleri ve egzersiz uygulamaları bir arada yürütülmelidir.

30 günde zayıflama: 30 günde kilo vermek:

– Popüler diyetler diyetisyenler, sağlık uzmanları ve fitness uzmanları tarafından geliştirilir. 1 ayda kilo vermek için dengeli bir beslenme planının yanı sıra sıkı bir spor programına da uyulması gerekir.

– Her gün düzenli olarak 30 dakika fitness egzersizi yapılmalıdır. Bölgesel yağlanma söz konusu ise yağlanma oluşan alanlardaki kasları çalıştıran egzersizler yapılmalıdır.

1 ayda kilo vermenin yolları:

1 – Motivasyon ve kararlılık

– Kilo vermek için öncelikle sonuç alınacağına inanılmalıdır. Motivasyon oldukça önemlidir. Bu nedenle 3 günde bir tartılarak kilo takibi yapılabilir. Her kilo verildiğinde daha istekli bir şekilde diyete devam edilir.

– Kilo verme süreci zorlu bir süreçtir. Bu nedenle sabırlı olunmalıdır.

2 – Sağlıklı ve dengeli beslenme

– Sağlıklı ve dengeli bir beslenme planına uyulmalıdır. Herkesin besin ihtiyacı farklı olabileceği için bir diyetisyene başvurularak kişiye uygun bir diyet planı ortaya çıkarılabilir.

3 – Vücudun hazırlanması

– Vücut düzenli fitness sürecine hazırlanmalıdır. İlk başlarda az tekrarlı egzersizler yapılmalıdır. Ayrıca egzersiz öncesi ısınma hareketlerinin yapılması gerektiği de unutulmamalıdır. Zamanla hareketlerin tekrar sayısı artırılabilir.

4 – Yaşam tarzı değişiklikleri

– Kilo vermek için yaşam tarzında bazı değişiklikler yapılmalıdır. Gün içerisinde aç kalınması metabolizmayı yavaşlatır. Bu da kilo vermeyi engeller. Gün içerisinde aç kalınmasını önlemek için günde 3 öğün yerine 6 öğün yemek yenebilir. Ayrıca öğün aralarında sağlıklı atıştırmalıklar tüketilmelidir.

5 – Su tüketimi

– Kilo verme sürecinde vücudun nemli kalması için su tüketimine dikkat edilmelidir. Her gün 13 bardak kadar su tüketilmesi vücuttaki yağların daha hızlı yakılmasına yardımcı olur. Suyun yanı sıra sebze ve meyve suları ile kilo verdiren bitkisel çaylar da tüketilebilir.

6 – Stres seviyeleri

– Kilo vermeyi engelleyen temel etken strestir. Bu nedenle stresin de kontrol altına alınması gerekir. Stres kontrolü için düzenli olarak yoga, meditasyon ve nefes egzersizi yapılabilir. Hobilere ve sosyalleşmeye zaman ayrılması da kilo verme sürecini kolaylaştırır.

1 ayda kilo vermek için bazı besinlerin tüketilmemesi gerekir. Özellikle yağlı ve hazır, işlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır. Hazır yemekler yerine evde yemek yapılmalıdır. Kızartma besinler yerine haşlama ve ızgarada hazırlanmış gıdalar tüketilebilir. Şekerli ve tuzlu gıdaların beslenme düzeninde çıkarılması önerilir. Özellikle kimyasal madde, tatlandırıcı, koruyucular içeren gıdalar kesinlikle tüketilmemelidir. Kilo verme sürecinde düzenli egzersiz yapılacağı için vücut enerjiye ihtiyaç duyar. Enerji seviyelerinin yükseltilmesi için ise protein açısından zengin besinlerin tüketilmesi önerilir. Protein içeren gıdalar kas hacmini artırır ve daha fazla yağ yakılmasını sağlar. Kilo vermek için bütünsel bir plan oluşturulmalıdır. Beslenme düzeni değişiklikleri ve spor bir arada yürütülmelidir. Spor aynı zamanda kilo verildikten sonra da cildin ve kasların gergin kalmasına yardımcı olur. Kilo vermeyi hızlandırmak için anason çayı, rezene çayı ve papatya çayı gibi bitkisel çaylar da düzenli olarak tüketilebilir. Yeşil çay da kilo verdiren çaylar arasındadır. Tüm bu önerilere uyulması 1 ayda istenilen kiloya düşülmesine yardımcı olur. Ancak uygun bir diyet programı için bir diyetisyene de başvurulabilir. Ayrıca bölgesel yağlanma söz konusu ise bir spor salonuna da gidilmesinde fayda olacaktır.

Adet Dönemi Diyeti: PMS Diyeti

Adet Dönemi Diyeti: PMS Diyeti

PMS diyeti
PMS diyeti

Adet dönemi ağrıları birçok kadının korkulu rüyasıdır. Karın krampları ve sancılar gündelik hayatı olumsuz etkiler. Genellikle bitkisel çözümler ve sıcak su torbası gibi fiziksel çözümler uygulanır. Ancak adet dönemi öncesi ve bu dönem sırasında tüketilen besinler de ağrıların azaltılmasına yardımcı olabilir. Bazı besinler bağışıklığı güçlendirirken aynı zamanda ağrıların da azalmasını sağlayacaktır.

Adet döneminde ne yemeliyiz: Regl dönemi diyeti

1. Regl dönemi yenmesi gerekenler: Yüksek karbonhidrat içeren besinler

– Pms yani adet öncesi sendromu belirtilerini azaltmak için karbonhidrat açısından zengin gıdalar tüketmek gerekir. Patlamış mısır, kinoa, buğday, tatlı patates gibi kompleks karbonhidratlar olumsuz ruh halinden kurtulmaya yardımcı olur. Bu besinler serotonin üretimini artırır ve depresyon belirtilerini de azaltır.

– Yapılan araştırmalar düşük karbonhidrat diyetinin kadınlarda öfke, depresyon ve anksiyete gibi durumların riskini azalttığını göstermektedir.

2. Adet döneminde beslenme: Omega 3 yağ asitleri açısından zengin gıdalar

– Adet dönemi ağrılarının azaltılması için omega 3 yağ asitleri açısından zengin besinler tüketilmelidir. Bu besinler de kompleks karbonhidratlar gibi olumlu etkiler yaratır. Ruh halinin gelişmesine yardımcı olurken aynı zamanda anti depresan etkiler yaratır. Özellikle yağlı balıklar mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir.

3. Adet döneminde diyet: A vitamini açısından zengin besinler

– Hormonal değişiklikler adet dönemi öncesinde sivilce sorununa neden olur. Bu belirti de adet öncesi sendromu belirtileri arasındadır. Akne sorununun önlenmesi için ise A vitamini açısından zengin besinler mutlaka tüketilmelidir. Özellikle ıspanak ve lahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler tüketilebilir.

– A vitamini içeren gıdalar cildin daha canlı ve parlak kalmasına yardımcı olur. Cildi güneş ışınlarına karşı da korur. Ispanak aynı zamanda baş ağrısı, stres ve yorgunluk gibi belirtilerin de azalmasını sağlar.

4. Regl öncesi diyet: B 12 vitamini açısından zengin gıdalar

– Regl dönemi öncesi ve sırasında oluşan belirtilerden biri de uyuşukluk ve halsizliktir. B 12 vitamini içeren besinlerin tüketilmesi bu belirtiyi azaltabilir.

– B 12 açısından zengin olan tavuk, hindi, yağsız sığır eti gibi yağsız etler tüketilebilir. Et ürünleri aynı zamanda genel sağlık için de faydalı olan protein içerir.

5. Adet öncesi diyet: Kalsiyum açısından zengin gıdalar

– Adet öncesi sendromu için kalsiyum tüketimi de önerilir. Kadınlarda kalsiyum dengesizliği kemik sağlığını olumsuz etkiler. Osteoporoz gibi ciddi kemik hastalıklarının gelişme riski daha fazladır. Kalsiyum tüketimi aynı zamanda gerginlik, anksiyete, ruh hali ve sinirlilik durumlarını yatıştırır. Ayrıca kas kramplarını ve sancıları da hafifletir.

– Kalsiyum açısından zengin olan yağsız ya da az yağlı süt, peynir, soya fasulyesi, bal kabağı ve diğer kalsiyum yönünden zengin besinler mutlaka adet öncesi dönemde tüketilmelidir. Her gün bir akse yoğurt tüketimi de önerilir.

Adet dönemi öncesinde tüketilen besinler olası ağrıların ve krampların önlenmesine yardımcı olur. Bu nedenle tüm bu besinlerin beslenme düzenine eklenmesi önerilir. Ayrıca su ve sıvı alımı da mutlaka artırılmalıdır. Her gün 3 litreye yakın su tüketilmesi ağrıları azaltırken vücudun kaybettiği sıvıyı da geri kazandırır. Şiddetli adet ağrılarının azaltılması için ayak tabanlarına ya da bel bölgesine sıcak su torbası uygulanması da son derece etkili bir çözümdür. Her gün düzenli olarak egzersiz yapılması da önerilir. Egzersiz kan akışını düzene sokar ve ağrıların azaltılmasına yardımcı olur. Adet döneminde ise yorucu olmayan egzersizlere devam edilmesi önerilir. Eğer çok yoğun sancılar ve kramplar yaşanıyorsa bu durum bazı kadınsal sağlık sorunlarının belirtisi olabilir. Bu nedenle mutlaka bir doktora da gidilmesi önerilmektedir.

Stres Ve Diyet: Strese İyi Gelen Besinler

Stres Ve Diyet: Strese İyi Gelen Besinler

Strese iyi gelen besinler
Strese iyi gelen besinler

Stres günümüzde yaygın olarak görülen bir sorundur. Ruh halinde olumsuz etkilere neden olan stres kısa vadeli ya da uzun vadeli olabilir. Stres günlük yaşantıyı etkiler ve bellek sorunları, öğrenme bozukluğu, yüksek tansiyon, koroner kalp hastalığı, osteoporoz ve kötü işleyen bir bağışıklık sistemine neden olabilir. Stres ile savaşmak için düzenli egzersiz yapılması ve hobilere bol bol zaman ayırılmalıdır. Yoga, meditasyon ve nefes egzersizleri de yapılabilir. Ayrıca stresli süreçlerde bu durumunun olumsuz belirtilerini hafifletmek için bazı gıdalar mutlaka beslenme düzenine dahil edilmelidir. Bazı gıdalar yatıştırıcı ve sakinleştirici etkisi ile stres seviyesinin düşmesini sağlayabilir.

Stresi yenmenin doğal yolları: Stresi azaltan diyet

1. Stresi engelleyen besinler: Yeşil çay

– Yeşil çay polifenoller, flavonoidler ve kateşinler gibi güçlü antioksidanlar içerir. Bu antioksidanlar zihin ve beden sağlığını korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda pozitif ruh halini uyarır.

– Yeşil çay rahatlama etkisi yaratır ve kişiyi sakinleştirir. Ayrıca içerisindeki yararlı amino asitler ve diğer mineraller ile odaklanmayı ve konsantrasyonu artırır.

– Yapılan bilimsel araştırmalarda günde en az bir bardak yeşil çay tüketildiğinde stres seviyelerinin düştüğü ortaya çıkmıştır.

– Stres altında hissedildiğinde günde 2 ya da 3 bardak kadar yeşil çay tüketilebilir. Tatlandırmak için içerisine biraz bal eklenebilir.

– Yeşil çayın tadı beğenilmiyorsa ya da kişinin alerjisi varsa siyah çay da tüketilebilir.

– Alkol ve kafeinli içecekler yerine alerji söz konusu değilse yeşil çay tüketilmesi tavsiye edilir.

2. Stresi önleyen besinler: Yaban mersini

– Yaban mersini de stresi kontrol altına almaya yardımcı olur. Stres hormonlarını azaltmaya yardımcı olan güçlü ve etkili antioksidanlar içerir.

– Yaban mersini içerisinde bulunan vitamin C ve E ile birlikte magnezyum ve manganez stres azaltmaya yardımcı olan değerli mineraller arasındadır.

– Yaban mersini düzenli olarak tüketildiğinde depresyon, uykusuzluk ve stres tarafından tetiklenen diğer duygu durum bozuklukları ile başa çıkmaya da yardımcı olabilir.

– Yaban mersini meyvesi çerez olarak tüketilebilir. Ya da kahvaltıda ve meyve salatalarına eklenerek de tüketilebilir.

– Yaban mersini ile kızılcık suyu ya da meyvesi tüketilmesi de etkili olacaktır.

3. Stresi azaltan besinler: Portakal

– Portakal, bağışıklığın artmasına yardımcı olan en önemli besinlerden biridir. Ayrıca serbest radikallerin dışarı atılmasına yardımcı olan ve bu maddeler ile mücadeleye yardımcı olan bir antioksidan açısından, vitamin C açısından son derece zengindir.

– Stres, vücuttaki serbest radikallerin vücut üzerindeki yükünü artırma eğilimindedir. Portakal içerisinde bulunan önemli miktardaki vitamin A ve B ile bu etkiyi en aza indirir.

– Her gün düzenli olarak taze portakal tüketilebilir. Taze portakal suyu da son derece etkili olacaktır.

– Portakal tatlılara ve çeşitli fırın ürünlerine de konulabilir. Portakal gibi C vitamini açısından zengin olan diğer narenciye meyveler tüketilebilir.

4. Süt

– Düzenli süt tüketimi stres seviyelerinin azalmasına yardımcı olur. Stres seviyesini azaltan önemli antioksidanlar içerir.

– Aynı zamanda vitamin A ve D, kalsiyum ve protein gibi önemli besin öğeleri içerir.

– Bu besin öğeleri vücuttaki serbest radikallerin atılmasını kolaylaştırır. Stres ile mücadeleye yardımcı olur.

– Her sabah kahvaltıda 1 bardak süt tüketilebilir. Az yağlı peynir ve diğer süt ürünleri de tüketilebilir.

– Yatmadan önce 1 bardak ılık süt içilmesi önerilir.

– Peynir ve sütün yanı sıra az yağlı yoğurt da tüketilebilir.

5. Badem

– Badem ve fındık yüksek miktarda vitamin B ve E, magnezyum, çinko ve selenyum içerir. Bu besinler sağlık için son derece faydalıdır. Gerginlik ve stresin azalmasına da yardımcı olur.

– Çiğ ya da çerez olarak kavrulmuş badem ve fındık tüketilebilir. Ayrıca, badem tatlılar ve fırın ürünleri içerisine de eklenebilir.

– Gün içerisinde bir avuç fındık ya da badem tüketilmesi önerilir.

– Badem ve fındık stres hormonlarını düşürürken aynı zamanda düşük kan basıncını azaltır ve enerji düzeyini artırır. Antep fıstığı da tüketilebilir.

6. Bitter çikolata

– Bitter çikolata da stres ile mücadele için tüketilebilir.

– Yapılan araştırmalarda her gün düzenli olarak biraz bitter çikolata tüketildiğinde vücuttaki stres hormonu seviyesinin azaldığı gözlemlenmiştir.

– Bitter çikolata stresin yanı sıra yorgunluk, depresyon ve sinirlilik ile mücadeleye de yardımcı olur. Bunu içerisindeki magnezyum ile yapar.

– Bitter çikolata stresli anlarda bir parça tüketilebilir.

– Bir bardak ılık sütün içerisine biraz bitter çikolata eklenerek de tüketilebilir.

7. Ispanak

– Koyu yeşil yapraklı sebzeler de stresi kontrol altına almaya yardımcı olur. Bu sebzeler içerisinde özellikle ıspanak A, B ve C vitaminleri açısından son derece zengindir.

– Ispanak vücuttaki stres hormonlarını azaltır ve ruh sağlığını stabilize etmeye yardımcı olan kalsiyum, potasyum, magnezyum ve fosfor gibi mineraller açısından zengindir.

– Bir fincan ıspanak günlük olarak tüketilebilir. Güçlü yatıştırıcı ve rahatlatıcı etkileri vardır.

– Beslenme düzeni içerisine ıspanak mutlaka dahil edilmelidir. Yemek olarak tüketilebileceği gibi salatalara ve omletlere de eklenebilir.

8. Somon

– Somon, omega 3 yağ asitleri açısından zengindir. Güçlü anti enflamatuar özellikler içerir.

– Omega 3 yağ asitleri stres hormonlarını azaltırken aynı zamanda mutluluk hormonunun artmasını sağlar.

– Beyindeki kimyasalların değişmesine yardımcı olur. Serotonin seviyesini artırır ve stres hormonu olan kortizolü düşürür.

– Aynı zamanda, omega 3 yağ asitleri beyin fonksiyonlarının daha verimli çalışmasını sağlar.

– Somon haftada 2 ya da 3 porsiyon tavsiye edilir. Somonun yanı sıra uskumru, ton balığı ve sardalya gibi yağlı balıklar da tüketilebilir.

– Gerekiyorsa, doktora danışarak omega 3 yağ asidi takviyesi alınabilir.

9. Kahverengi pirinç

– Kahverengi pirinç B vitaminleri açısından zengindir. Bu içeriği ile hücre, doku ve organları korumaya yardımcı olur.

– Doğal duygu durum düzenleyici olarak çalışır ve biyokimyasal reaksiyonlarda dahil beyinde işleyişin sağlıklı devam etmesini sağlar. Sağlıklı kırmızı kan hücrelerini artırır, bağışıklığı güçlendirir ve kardiyak işleyişine yardımcı olur.

– Vücudun B vitamini açısından yeterli miktarda beslenmesi stresin azalmasına yardımcı olur. Ruh sağlığını korur.

– Kahverengi pirinç beslenme düzenine mutlaka dahil edilmelidir.

10. Avokado

– Avokado protein ve vitamin C ve E içerir. Ayrıca yüksek lif, potasyum ve sağlıklı yağ açısından da zengindir.

– Bu besinler, sinir ve beyin hücrelerinin sağlıklı kalmasını sağlar ve stres belirtilerini azaltır.

– Her gün bir miktar avokado tüketilebilir. Stres hormonlarını düzenlemesinin yanı sıra tansiyon seviyesini de düşürmeye yardımcı olur.

– Avokado meyve olarak meyve salatalarına da eklenebilir.

Tüm bu besinlerin tüketilmesi stresi kontrol altına almaya yardımcı olur.

Böbrek Taşına Faydalı Yiyecekler: Böbrek Taşı Diyeti

Böbrek Taşına Faydalı Yiyecekler: Böbrek Taşı Diyeti

Böbrek taşı diyeti
Böbrek taşı diyeti

Böbrekler hayati organlardan biridir. Bu nedenle herhangi bir böbrek sorunu ciddi belirti ve etkilere neden olabilir. Böbrek hastalıkları tüm vücudu etkiler. Böbrek sağlığının korunması ve olası hastalıklarının riskinin azaltılması için mutlaka beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Bazı besinler beslenme düzenine eklenmesi böbrek sorunlarına karşı koruma sağlar. Özellikle sodyum, potasyum ve fosfor içeren gıdaların tüketilmesi önerilir.

Böbrek taşına karşı diyet: Böbrek hastalıkları diyeti

1. Böbrek taşı ve beslenme: Kırmızı dolmalık biber

– Yarım su bardağı kırmızı biberde 1 mg sodyum, 88 mg potasyum, 10 mg fosfor vardır.

– Kırmızı biber potasyum içeriği ile böbreklere iyi gelen besinler arasındadır. Bu sebze aynı zamanda C vitamini, A vitamini, B 6 vitamini folik asit ve bol miktarda lif içerir. Likopen adından bir madde daha içerir. Bu madde ise kansere karşı koruma saağlar.

2. Lahana

– Yarım su bardağı lahanada 6 mg sodyum, 60 mg potasyum, 9 mg fosfor vardır.

– Turpgillerden bir sebze olan lahana, vücuttaki serbest radikallerin vücut dışına atılmasını sağlar. Toksinleri dışarı atarak böbreklerin daha sağlıklı kalmasına yardımcı olur.

– İçerdiği fitokimyasal maddeler, aynı zamanda kansere karşı koruma da sağlar. Kalp ve damar hastalıklarının riskini azaltır.

– Lahana K vitamini, C vitamini ve lif oranı yüksek bir besindir. Az miktarda potasyum içerse de böbrek sağlığı için mutlaka diyet listesine eklenmelidir.

– Lahana yemek olarak ya da salatalara eklenerek tüketilebilir.

3. Böbreklere yararlı besinler: Karnabahar

– Yarım su bardağı haşlanmış karnabaharda yaklaşık 9 mg sodyum, 88 mg potasyum, 20 mg fosfor vardır.

– Yine turpgillerden bir sebze olan karnabahar C vitamini ve folat ile lif içerir. Bu içeriği ile karaciğer hücre zarlarını ve DNA’ya korur.

4. Böbrek taşı önleyici diyet: Sarımsak

– 1 diş sarımsakta 1 mg sodyum, 12 mg potasyum, 4 mg fosfor vardır.

– Sarımsak kolesterolü düşürür ve plak oluşumunu engeller. İltihap azaltıcı özellikleri de vardır.

– Sarımsak yemek ve salatalara eklenerek düzenli olarak tüketilebilir.

5. Böbrek taşı ve diyet: Soğan

– Yarım su bardağı soğanda 3 mg sodyum, 116 mg potasyum, 3 mg fosfor vardır.

– Soğan, allium ve sülfür içerir. İçerisinde bulunan quercetin maddesi ise aynı zamanda kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olur. Kansere karşı koruyucu antioksidanlar da içerir. Güçlü bir antioksidan flavonoidler bakımından zengindir. Soğan potasyum ve krom açısından da iyi bir kaynaktır. Yağ metabolizmasının düzenlenmesini sağlar.

– Beyaz, kahverengi, kırmızı soğan yemek ve salatalara mutlaka eklenmelidir.

6. Böbrek taşı olanların diyeti: Elma

– 1 adet elmada 158 mg potasyum, 10 mg fosfor vardır.

– Elma tüketimi kabızlığı önler. Ayrıca kolesterolü düşürür ve kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar. Kanser riskini azaltan özellikleri de vardır. İçerdiği lif ve anti inflamatuar bileşikler ile böbrek sağlığı için mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir.

7. Kızılcık suyu

– Yarım su bardağı kızılcık suyunda yaklaşık 3 mg sodyum, 22 mg potasyum, 3 mg fosfor vardır.

– Bu keskin ve lezzetli meyve böbreklerdeki ve mesane duvarına yapışanı bakterilerin ölmesine yardımcı olur. Kızılcık suyu kanser ve kalp hastalıklarına karşı da koruma sağlar.

8. Yaban mersini

– Yarım su bardağı taze yaban mersininde 4 mg sodyum, 65 mg potasyum, 7 mg fosfor vardır.

– Yaban mersinine mavi rengi veren anthocyanidinler denilen antioksidan maddeler vücuttaki inflamasyonu azaltmaya yardımcı olan doğal bileşiklerdir. Yaban mersini içerisindeki C vitamini ile bağışıklık sistemini de güçlendirir. Bu besin böbrekleri ve vücuttaki toksinleri dışarı atmaya yardımcı olur.

9. Ahududu

– Yarım su bardağı ahududu 93 mg potasyum, 7 mg fosfor içerir.

– Ahududu, hücre hasarını önlemeye yardımcı olurken aynı zamanda vücuttaki serbest radikalleri nötralize eder. Ellagic asit denilen bir fitobesini içerir. Antosiyanin adlı flavonoidler antioksidanlar içerirler. Manganez, C vitamini, lif ve folik asit açısından mükemmel bir kaynak olan ahududu böbrek sağlığı için de önerilir.

10. Çilek

– Yarım su bardağı çilekte 1 mg sodyum, 120 mg potasyum, 13 mg fosfor vardır.

– Antosiyaninler ve ellagitanninler içeren çilek hücre yapılarını korumaya yardımcı olur. İçerdiği C vitamini ve manganez ile böbrek sağlığını da korur.

– Çilek meyve olarak tüketilebileceği gibi salata ve tatlılara eklenerek de tüketilebilir.

11. Kiraz

– Yarım su bardağı taze tatlı kiraz 160 mg potasyum, 15 mg fosfor içerir.

– Kiraz her gün düzenli olarak tüketildiğinde böbreklerin daha sağlıklı kalmasını sağlar. Aynı zamanda inflamasyonu azaltır. Antioksidan içeriği ile kalp ve damar sağlığını da korur.

12. Kırmızı üzüm

– Yarım su bardağı kırmızı üzümde 1 mg sodyum, 88 mg potasyum, 4 mg fosfor bulunur.

– Kırmızı üzüm böbrekler için faydalı olan flavonoidler içerir. Flavonoidler böbreklerin temizlenmesini sağlar ve olası enfeksiyonu önler.

13. Yumurta akı

– 2 adet yumurta akında 7 gram protein, 110 mg sodyum, 108 mg potasyum, 10 mg fosfor vardır.

– Yumurta akı saf protein ve temel amino asitleri içerir. Böbrek sağlığı için diyet programında mutlaka olmalıdır.

14. Somon balığı

– Somon balığında 50 mg sodyum, 368 mg potasyum, 274 mg fosfor bulunur.

– Somon balığı protein ve omega 3 yağ asitleri içerir. Anti enflamatuar özellikleri de vardır. Böbreklerin daha sağlıklı çalışması için beslenme düzenine mutlaka eklenmelidir.

15. Zeytinyağı

– 1 çorba kaşığı zeytinyağında 1 mg sodyum,  1 mg potasyum vardır.

– Zeytinyağı oleik asit içerir. Bu bileşik bir çeşit anti inflamatuardır. Zeytinyağı içerisindeki bileşikler tekli doymamış yağları oksitlenmeye karşı korur. Zeytinyağı iltihabı ve oksidasyonu önlemek için de etkilidir. Böbrek iltihabını ve ağrılarını azaltmada etkilidir.

– Zeytinyağı salata ve yemeklerde kullanılmalıdır. Özellikle sızma zeytinyağı kullanılabilir.

Böbreklerin daha sağlıklı çalışması ve böbrek sorunlarının önlenmesi için bu besinler mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir. Böbrek sorunlarında beslenme düzeninde mutlaka değişiklik yapılmalıdır. Böbreklerdeki enfeksiyonun ya da iltihabın azaltılması için anti inflamatuar gıdalar mutlaka tüketilmelidir. Su içeriği yüksek olan gıdalar ise böbrek taşı oluşmasını engeller. Bu besinlerin tüketilmesinin yanı sıra böbreklerin sağlıklı kalması için su tüketimine de dikkat edilmelidir. Her gün 3 litre kadar su içilmelidir. Su tüketiminin artırılması böbreklerin çalışmasını destekler ve idrar çıkışını artırır. Böbreklerin temizlenmesini sağlar. Böbrek sorunlarında en etkili olan besinlerden biri de kızılcık suyudur. Kızılcık suyu enfeksiyonlara karşı koruma sağlarken böbrek ağrılarının azaltılmasını sağlar.

Kalp Koruma Diyeti: Kalp Sağlığı İçin Diyet

Kalp Koruma Diyeti: Kalp Sağlığı İçin Diyet

Kalp sağlığı için diyet
Kalp sağlığı için diyet

Kalp ve damar sağlığında beslenme düzeninin etkisi büyüktür. Tüketilen gıdalar kolesterol ve damar sağlığını olumsuz etkilediğinde kalp sorunlarının oluşma riski de artar. Kalp hastalıklarından korunmak için bazı besinlerin beslenme düzenine eklenmesi gerekir. Özellikle omega 3 yağ asitleri içeren sağlıklı besinler tüketilmelidir.

Kalp hastaları için diyet: Kalp diyeti

1 – Kalbe iyi gelen yiyecekler: Somon balığı

– Kalp sağlığının korunması için omega 3 yağ asitleri açısından zengin olan somon balığının düzenli olarak tüketilmesi gerekir. Amerikan kalp derneği diyeti önerilerine göre haftada iki kez yenmesi önerilir.

2 – Kalp için yararlı besinler: Yulaf ezmesi

– Yulaf ezmesi çözünür lif içerir. Bu içeriği ile kolesterol düşürücü etkiler gösterir. Her sabah kahvaltıda yulaf ezmesi tüketilmesi kalp sağlığının korunmasını sağlarken aynı zamanda kilo vermeye de yardımcı olur.

3 – Kalbe iyi gelen besinler: Yaban mersini

– Yaban mersininde bulunan antioksidanlar kan basıncını düşürmeye yardımcı olur. Bu nedenle kalp ve damar sağlığının da korunmasını sağlar.

4 – Kalp sağlığı bitter çikolata: Bitter çikolata

– Bitter çikolata tansiyon, kan pıhtılaşması ve iltihap için en etkili besinlerden biridir. Her gün az miktarda tüketilmesi kalbi korurken zayıflamaya da yardımcı olur.

5 – Narenciye

– Narenciyeler C vitamini açısından son derece zengindir. C vitamini ise inme ve felç riskini azaltır. Özellikle portakal, greyfurt ve mandalina tüketilebilir.

6 – Soya

– Yapılan bilimsel çalışmalar soyanın kan basıncı düşürmede etkili olduğunu göstermektedir. Kötü kolesterolü düşürür. Bu nedenle haftada 4 gün soya tüketilebilir.

7 – Kalbe yararlı sebzeler: Patates

– Potasyum açısından zengin olan patates beslenme düzenine eklenmelidir. Ancak kızartma yerine haşlama olarak tüketilmesi önerilir. Haşlama patates salata ve yemeklere eklenerek tüketilebilir.

8 – Domates

– Domates damar ve kalp sağlığının korunmasını sağlar. Kalp krizi riskini düşürür. İçerdiği potasyum ile genel sağlık için de son derece faydalıdır.

9 – Kalp sağlığı için beslenme: Kuruyemişler

– Gün içerisinde öğün aralarında bir avuç badem ya da fındık tüketilmesi kalp sağlığının korunmasına yardımcı olacaktır. Ceviz de önerilen kuruyemişler arasındadır.

10 – Kalbe yararlı yiyecekler: Bakliyatlar

– Bakliyatlar kandaki şeker dengesinin korunmasına yardımcı olur. Sindirim sisteminin daha sağlıklı çalışmasını sağlar. Aynı zamanda kalp ve damar sağlığını da korur.

11 – Kalbe iyi gelen yağlar: Ekstra sızma zeytinyağı

– Zeytinyağı kalp dostu besinler arasındadır. Kolesterol ve kan şekeri düzeylerini azaltır. Yemek ve salatalarda düzenli olarak kullanılabilir.

12 – Kırmızı şarap kalp sağlığına iyi gelir mi?

– Kırmızı şarap da kalp sağlığının korunmasına yardımcı olan besinler arasındadır. Ancak günde sadece bir kadeh tüketilmelidir.

13 – Kalp hastaları yeşil çay içebilirmi?

– Yeşil çayda bulunan antioksidanlar kalp hastalığı riskini azaltmada etkilidir. Her gün 2 bardak kadar yeşil çay tüketilebilir.

14 – Kalbe hangi sebze iyi gelir: Yeşil sebzeler

– Ispanak, lahana, brokoli gibi lif açısından zengin gıdalar da beslenme düzenine eklenmelidir. Bu sebzeler antioksidan içeriği ile kalp ve damar sağlığının korunmasına yardımcı olur.

15 – Kahve

– Kahve kafein içeren bir uyarıcıdır. Fazlası zararlı olsa da günde 2 fincan kahve tüketilmesi kalp sağlığını olumlu etkiler.

16 – Keten tohumları

– Keten tohumu salata ve yemeklere eklenerek tüketilebilir. Lif ve omega 3 yağ asidi içeriği ile kalp sağlığını korur.

17 – Avokado

– Avokado içerdiği bileşikler ile kolesterolü dengeler. Bu özelliği ile kalp ve damar sağlığının da korunmasına yardımcı olur.

18 – Nar

– Nar da salata ve yemeklere eklenerek tüketilebilir. Nar içerisindeki antioksidanlar ile damar tıkanıklığı ve kolesterolü engeller.

Kalp sağlığının korunması için tüm bu besinlerin beslenme düzenine eklenmesi tavsiye edilir.

Kanser Hastaları Ne Yemeli: Kanser Diyeti

Kanser Hastaları Ne Yemeli: Kanser Diyeti

Kanser diyeti
Kanser diyeti

Beslenme genel sağlık için oldukça önemlidir. Tüketilen besinler bazı hastalıkların riskini artırabilir ya da koruma sağlayabilir. Kanser günümüzde yaygın olarak görülen ciddi hastalıklar arasındadır. Ancak kanserden korunmak için beslenme düzenine dikkat edilebilir. Özellikle bazı besinlerin tüketilmesi kanserli hücrelerin oluşmasını engellemektedir.

Kanser hastaları için diyet: Kansere karşı yiyecekler

Çağımızın hastalığı olan kanserden korunmak için beslenme düzenine bazı besinlerin mutlaka eklenmesi önerilir. Bu besinler koruyucu etkileri ile kanser riskini azaltır.

1. Badem

– Kansere karşı koruyucu etkileri olan ilk besin bademdir. Öğün aralarında bir avuç kadar badem tüketilebilir. Badem, içerisindeki bileşenler ile hücre sağlığını korur. E vitamini açısından zengindir. Cilt esnekliğini korurken cilt kanserine karşı da koruma sağlar.

2. Arpa

– Kanserden koruyan yiyecekler arasında arpa da vardır. Arpa lif açısından son derece zengindir. Ayrıca kanserle savaşta yardımcı olan selenyum da içerir. Beta glukan de içeren arpa düşük kolesterol düzeylerinin dengelenmesine yardımcı olur. Vücutta yağ emilimini azaltır.

3. Fasulye

– Fasulye de arpa gibi lif açısından zengin bir besindir. Ayrıca antioksidan özellikleri de vardır. Vücutta kansere neden olan toksinlerin ve serbest radikallerin dışarı atılmasına yardımcı olur.

– Fasulye tüketimi folat ihtiyacını karşılarken aynı zamanda kan basıncı düzenleyici magnezyum ve enerji verici demir içerir.

4. Brüksel lahanası

– Brüksel lahanası da kanserle mücadelede etkilidir. Ciltte kollajen üretimini teşvik ederken aynı zamanda C vitamini içeriği ile cilt kırışıklıklarını azaltır. Bağışıklık sistemini güçlendirici özellikleri vardır.

5. Lahana

– Haftada 3 fincan lahana tüketilmesi önerilir. Lahana içerisindeki besin öğeleri ile bağışıklığı güçlendirir. Özellikle meme kanseri riskini azaltır. Kolesterolü düşüren etkilere de sahiptir.

6. Kahve

– Kahve içerdiği kafein ile uyarıcı etkiler gösterir. Her gün 1 ila 3 fincan kadar tüketilmesi kalp sorunlarını da önler.

– Kanseri önleyen özellikleri de olan kahve mutlaka beslenme düzenine eklenmelidir. Ancak çok fazla tüketilmemelidir.

7. Köri

– Köri de kansere karşı koruyucu besinlerden biridir. Haftada 2 kez tüketilmesi önerilir. Kanserin yanı sıra Alzheimer hastalığına karşı da koruma sağlar.

8. Üzüm

– Üzüm kalp hastalığı ve kanser riskini azaltabilir. Koruyucu bir kimyasal olan resveratrol içerir. Haftada 4 gün tüketilebilir.

9. Kivi

– Kivi C vitamini açısından son derece zengindir. E vitamini de içerir. E vitaminin de kansere karşı koruyucu etkileri vardır.

– Haftada 2 ya da 3 gün kivi tüketilebilir.

10. Mantar

– Mantar kanser için yaygın olarak önerilen en etkili besinler arasındadır. Düzenli olarak tüketilmesi kansere karşı koruma sağlarken aynı zamanda genel sağlık için de faydalıdır.

11. Soğan

– Soğan fruktanlardan, flavonoidler ve organokükürtün içerir. Bu bileşikler kanser hücrelerinin gelişmesini engeller.

– Soğan salata ve yemeklere eklenerek tüketilebilir.

12. Keklik otu

– Keklik otu şifalı bir bitkidir ve birçok sağlık sorununda kullanılır. İçerdiği antioksidanlar sayesinde vücuttaki toksinlerin dışarı atılmasını kolaylaştırır.

Kanserden korunmak için beslenme düzenine dikkat edilmelidir. Tüm bu besinler düzenli olarak tüketilebilir. Ayrıca yağlı ve kızartma besinlerden uzak durulmalıdır. İşlenmiş besinler ile trans yağ içeren gıdalar ve abur cuburlar tüketilmemelidir. Taze sebze ve meyve odaklı bir beslenme planı oluşturulmalıdır. Taze sebzeler antioksidan etkisi ile sağlık sorunlarının önlenmesinde etkilidir. Gazlı ve asitli içecekler yerine bitki çayları ve su tüketimi artırılmalıdır. Sosis, sucuk gibi işlenmiş et ürünleri tüketilmemelidir. Özellikle işlenmiş et ürünleri ve kimyasal içeren besinler kanser riskini artırır. Beslenme düzeninde daha çok taze ve yağsız etlerin tüketilmesi önerilir. Haftada 3 porsiyon balık da yenebilir. Beslenme düzeninde yapılan bu değişiklikler kansere karşı koruma sağlayacaktır.